Bir Mayıs, Bin Polis!

1 Mayıs haberlerini bu tür başlıklarla duyurmak artık banal hale geldi. Ancak yine bir mayıs günü devletin şiddeti, kentin merkezinde sesini duyurmak isteyen vatandaşları canından bezdirdi. Devletin kent merkezlerini “eylemsizleştirme” politikası Ankara’yı ve özellikle İstanbul’u büyük bir karakola çevirdi. İstanbul Tabip Odası’nın verdiği bilgiye göre en az 4 kafa travması, 1 kulak kesisi, 1 kol kırığı, 15-20 gaz kapsülü ile yaralanma, yüzlerce gaz maruziyeti nedeniyle klinik başvurusu, 1 göz kaybına yol açabilecek göz yaralanması meydana gelmiş. ÇHD İstanbul şubesi de 266 gözaltı olduğunu açıklamış. Gözaltına alınanların arasında oyuncu Emre Canpolat da var. Kendisinin en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmasını diliyoruz.

Güvenlik birimlerinin vatandaşın güvenliğini tehdit ettiği bu ortamda bazı medya organlarıysa eylemcileri asıl tehdit gibi göstermekten utanmadılar. İktidar yalakalığının uç noktalarında gezen bazı “entelektüeller” ise eylemcilerin giydiği ayakkabıların pahalılığıyla dalga geçerek “kola içen devrimci” klişelerini kullanmaktan çekinmedi.

Bir futbol takımı taraftarlarının şampiyonluğu Taksim’de kutlamaya hakları varken emekçilerin bu haktan mahrum tutulmalarının tek bir açıklaması olabilir: “Şehrin merkezinden uzak dur. Devletin gösterdiği yerlerde denize karşı istediğin kadar bağır.” İşte dün, buna direnenlerin polisle mücadelesine tanık olduk. Oyuncular Sendikası da Taksim’e ulaşmaya çalışan sendikalar arasındaydı. Sendika daha sonra yaptığı açıklamada polis şiddetinin yerinde bekleyen ve herhangi bir saldırıda bulunmayan kalabalığa uygulandığını belirtti: “Tüm örgütler hiçbir şiddet, üsteleme olmaksızın yerinde beklerken, polis hiçbir uyarı yapmadan, birdenbire kitleye gaz bombaları, biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etti.”



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız:


7 + = onbir

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>