BÜO: “Sevgili Doktor, Telif Ödemeyi Reddediyoruz!”

Mimesis Söyleşi/ Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları’nın (BÜO) yeni oyunu ‘‘Sevgili Doktor’’ geçtiğimiz günlerde seyirci ile buluştu. BÜO’dan Elif Karaman ve Erdi Aydın ile oyun üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tiyatro ortamında daha önce de çokça sergilenmiş bir oyun Sevgili Doktor. BÜO’nun gündemine bir eğitim prodüksiyonu olarak nasıl girdi?

BÜO geçtiğimiz yıllarda Anton Çehov oyunları ve öyküleri üzerine eğitim araştırma çalışması yürütmemişti. Benzer bir şekilde Rus tiyatrosu alanı da BÜO’nun yoğunluklu çalışma yürüttüğü bir alan değildi. En son 2006 yılında Gogol’ün Müfettiş oyunun oynanmış ve Çehov’un bir önceki kuşağı olan Gogol üzerine bir eğitim araştırma çalışması yürütülmüş. Biz de Çehov öykülerini, kısa ve uzun oyunlarını daha yakından tanımak ve sahneye taşımak adına Sevgili Doktor oyununu seçtik.

IMG_2779

BÜO, Anton Çehov öykülerinden Neil Simon’un oyunlaştırdığı Sevgili Doktor  metnini ele alırken elbette bir takım değişiklikler yaptı. Anlatır mısınız?

Oyun 8 öyküden oluşuyor. Biz oyunda sahneleştirilmiş üç öyküyü yorumlamayı tercih ettik: Aksırık, Biçare Kadın ve Oyunculuk Sınavı. Bunun yanı sıra Çehov’un Vodvil adlı öyküsünü sahneleştirerek oyuna ana sahnelerden biri olarak ekledik. Ayrıca yine Çehov’un Mahkeme Kaleminde adlı öyküsünü de sahneleştirdik. Bunun dışında yaptığımız en büyük değişiklik oyunun anlatıcısı olan yazar karakteri ile ilgiliydi. Metni okuduğunuzda öyküler yani sahneler arasında bağı kuran anlatıcı karakterinin Çehov’u anımsattığını fark ediyorsunuz. Biz ise bu karakteri bizzat Çehov’un kendisi olarak yorumlamayı tercih ettik. Neil Simon, metninde yazar karakterini sadece öykülere kısa yorumlar yapan ve sahneleri birbirine bağlayan bir meddah gibi tasarlamış. Biz ise hem hayat hikayesini hem de öykülerini nasıl yazdığını seyirciye anlatan bir Çehov karakteri tasarladık. Bu değişikliği yaparken Henri Troyat’ın Mektupların Söylediği adlı biyografik romanı bize oldukça yardımcı oldu. Çehov’un mektuplarından doğru oluşturulan bu hayat hikayesinden ilham alarak Çehov’un hayat hikayesini mektupları ile anlattık ve sadece Çehov’u değil yakın çevresinden bazı karakterleri de sahneye taşıdık. Mesela tiyatroyu birlikte keşfettiği kuzeni Mişel, onun öykücülüğünü keşfeden Işıltılar adlı gazetenin yayıncısı Leikin, Moskova Sanat Tiyatrosu’nun kurucularından Nemiroviç-Dançenko gibi…

IMG_2872

Vodvil adlı öyküyü sizin oyunlaştırdığınızdan bahsettiniz. Nasıl bir yol izlediniz?

Vodvil, yaz çalışmalarında Çehov öykülerini okurken karşılaştığımız ve ‘‘mutlaka sahneye taşımalıyız’’ dediğimiz bir öyküydü. Öykü, yazarlık yapmaya hevesli bir memurun yazdığı vodvilin daha yayınlanmanmadan nasıl sansüre uğradığını anlatıyordu. Çehov’un da dönemin sansür mekanizması ile başının dertte olduğunu bildiğimiz için bu öyküyü sahneye taşımak bizim için oldukça anlamlıydı. Sahneleştirmeye karar verdikten sonra öykünün metin analizi yapıldı ve temel vurgu noktaları belirlendi. Metin yazımı ve doğaçlama tekniğinin beraber kullanıldığı bir süreç işlettik ve yaz sonunda bu sahneye dair elimizde bir taslak oluştu. Prodüksiyon dönemine girdiğimizde ise bu sahneyi geliştirdik ve güncelledik.

IMG_2938

BÜO geleneğinde metinlerin bir yorumla beraber ele alındığını biliyoruz. Nasıl bir yorum peşinde koştunuz?

Sevgili Doktor birçok tiyatro metninden farklı bir yapıya sahip. Öykülerin birbirleri ile herhangi bir bağlantısı yok. Yorum oluştururken, Çehov’un bu öyküleri ardı ardına anlatmasının bir anlam çerçevesinde olması gerektiğini düşündük. Çehov’un hayatındaki kritik noktaları; onu yazmaya iten sebepleri, yazarlıkla beraber doktorluk da yapmış olmasının yazarlığını nasıl beslediğini, dönemin sansür mekanizmasının onu nasıl etkilediğini, öykücülüğünü ve tiyatro yazarlığı ön plana çıkarmaya çalıştık. Hayatının bu önemli noktaları da bize yazdığı öykülere dair ipuçları verdi. Tıpkı öykülerinde olduğu gibi bu oyunda da, Çehov’un bize kendi yaşadığı 19. yüzyıl Rusya’sını, dönemin sınıf ilişkilerini ve baskı mekanizmalarını gündelik, abartısız ve doğal bir yorumla anlatmasını tercih ettik.

Anlatıcı karakter Çehov’un bizzat kendisi. Öykülerle beraber, yaşam öyküsünden bir kaç kesiti de tüm samimiyetiyle anlatıyor. Nasıl bir Çehov gördünüz ve göstermeye çalıştınız?

Aslında Çehov’un yazdıklarını ve onun hakkında yakın çevresi tarafından yazılanları okuduğumuzda yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen umutsuzluğa düşmeyen, sürekli araştıran, inceleyen ve yazan, içten bir Çehov gördük. Verem hastalığına yakalanmasına rağmen bununla yaşamayı öğrenip yazmayı asla bırakmayan, içinde yaşadığı döneme eleştirel bakabilen, yaşadığı coğrafyadaki toplumsal dönüşümün tarafsız bir şahidi olabilen ve gördüklerini ustalıkla gözler önüne seren bir Çehov…

IMG_2767

Oyun sürecine başlanırken güncelleme kaygısı taşınıyor muydu? Yoksa güncelleme oyun sürecinde oyuncuların oluşturdukları malzemeyle kendiliğinden mi gündeme geldi? 

Güncelleme konusu oyunun seçildiği ve dramaturji tartışmalarının başladığı günden itibaren gündemlerimizden biriydi. Çehov’un yazdığı evrensel karakterlerin ve olayların günümüzde nereye tekabül edeceğini tartışarak sahneleri güncellemeye çalıştık. Tabi ki bunun yanında oyunculuk malzemeleri de güncellemelere katkıda  bulundu.

2012 yılında ONK Ajans ile üniversite tiyatroları arasında başlayan tiyatroda telif hakkı tartışması üniversite tiyatroları için çözülmüş bir mesele değil, bildiğimiz kadarıyla. Ne aşamada seyrediyor, bu oyunun seçimiyle benzer bir tartışma içine mi gireceğiz, ne dersiniz?

Evet, telif meselesi hala çözülmüş değil. Üniversite tiyatroları olarak başlattığımız kampanya hala devam ediyor. 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde yayınladığımız bildiride de söylediğimiz gibi çözüm bulunmadan üniversite tiyatroları bu sürecin peşini bırakmayacak. Telif talebi konusunda yaşanan süreçleri, yayınlanan bildirileri, hukukçuların görüşlerini, üniversite tiyatrolarının sorunlarını ve çözüm önerilerini içeren ve aynı zamanda telif yasasının değişmesine dair alternatif yasa maddesi önerisini içinde barından bir dosya hazırladık. Bu dosya ile ilgili tüm kurum ve kuruluşlara ulaşmayı hedefliyoruz. Sevgili Doktor oyunu da telif hakları ONK Ajans’ta olan bir oyun. Fakat üniversite tiyatrolarından telif talep edilmesinin haklı bir talep olmadığı gerekçesiyle telif ücretini ödemeyi reddediyoruz.

Oyun 13 Nisan’da prömiyer yaptı. Bundan sonraki oyun tarihleri nelerdir?

Oyun 13, 14, 15 ve 16 Nisan’da Boğaziçi Üniversitesi’nde ve 17 Nisan’da Yeditepe Üniversitesi’nde seyirci ile buluştu. Bundan sonraki oyun takvimimiz ise şöyle:

24 Nisan Perşembe 14:00 / Şişli Terakki Lisesi

25 Nisan Cuma 12:00 / Anadolu Üniversitesi Sinema Anadolu

26 Nisan Cumartesi 12:00 / ODTÜ Mimarlık Amfisi

2 Mayıs Cuma 19:30  / Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Salonu

15 Mayıs Perşembe 19:00 / İstanbul Üniversitesi ÖKM Tiyatro Salonu

18 Mayıs Pazar 20:00 / Ege Üniversitesi Kültür ve Sanat Evi

Ömer Özdinç / Mimesis Söyleşi

Yorum


işlemi tamamlayınız:


üç + 3 =

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>