Naif Bir Soru: Bu Ülkede Çağdışı Kalmış Kaç Kişiyiz?
Can Merdan Doğan Gece gece öldürülenleri düşündüm; cesedi bulunmayanları; kayıpları; yanlışlıkla ya da yanlış anlaşılmayla öldürülenleri… Sonra yine öldürülenleri düşündüm; dilleri ellerinden alınarak, göç ettirilerek, asimilasyona uğratılarak öldürülenleri… Birkaç dakika işlerimle uğraştım… Sonra [...]
Bir “Ah”tan Ne Çıkar?
Can Merdan Doğan Belki de en zoru seyirci olmak, anlıyorum…. Muhteşem bir yüzyıl şu 21. Hiçbir utanç kimsenin üzerinde kalmıyor; hiçbir yaşam ekransız dışarıya bakamıyor; oyunun çoktan kafası karışmış; hiçbir beden içinde kıstırıldığının adını koyamıyor. Ve hep alternatiflerle geçiştiriliyoruz! Ölesiye [...]
Aktrisler ve Efendiler
Can Merdan Doğan Claude Chabrol’ün filmlerinde kadınlar; gündelik hayatlarında; arzuları, hırsları ve hatta kadın oldukları için başlarını belaya sokarlar. Aslında mesele, Chabrol’ün filmlerinden birinin adı da olan “Bir Kadın Meselesi”dir (Une Affaire de Femmes 1987). Chabrol, ölmeden önce çektiği son filminde, [...]
Eleni Neden Geri Döndü?
Can Merdan Doğan Zizek naifçe soruyor: “Ölüler niye geri döner?” Lacan zamanında cevaplamış bu soruyu: Usulünce gömülmedikleri için! Tiyatro ve sinemada, bir türlü yerlerinde rahat edemeyen; simgesel düzenle meselesini çözememiş “yaşayan ölü”lerin izlerini sürmek mümkün; Hamlet, Antigone oyunları; Herzog’un [...]
Hiroşima’da Bir “Gece”
Can Merdan Doğan Alain Resnais’nin yönettiği "Hiroşima Sevgilim" (Hiroshima, mon Amour 1959) ve Michelangelo Antonioni’nin yönettiği "Gece" (La Notte 1961) filmleri, modern hayatta, aşkın yaşanmasının imkansızlığıyla ilgilidir. Belki de hiçbir çağda da mümkün olmamıştır, ya da kendi içinde "aşk" zaten imkansızdır. [...]
Geç Kalmış Bir Ecce Richard!
Can Merdan Doğan “Eğer Tanrı olsaydım, sanırım insanlığın hesabını çoktan görmüş olurdum… eğer elimde dünyayı yok etmek imkanım olsaydı, yapardım bunu.” Cioran Böyle felaketlerden sonra, varlığın ne anlama geldiğini tekrar soruyorum. Bir kaçış içinde sıralanan kelimelerin bir anlama gelemeyeceğini; [...]
Bu Yazı Hiçbir Şey Üzerine
Can Merdan Doğan Doluyum kaç gündür. Bir elimde, cımbız yerine Pamuk Orhan’ın “Saf ve Düşünceli Romancı”sı, diğer elimde, ayna yerine Tomris Uyar’ın “Günlerin Tortusu”. Doğrusu, kronik hastalığım -karşılaştırılamazı karşılaştırma hastalığı- yine baş gösterdi. Semptomlar çeşitli; ülke, kişisel [...]
Ölümü Bekleyenler Ya Da “Ufak Bir Hata” Yapanlar
Can Merdan Doğan “Konuşmaya başladığım anda durumun ihanetine uğruyorum. İletişimin kendisi yüzünden beni dinleyen her kim olursa olsun bana ihanet ediyor. Seçtiğim sözcükler yüzünden ihanete uğruyorum.” Jean Genet Zor bir yazı olacak benim için. Yazmaya başlayana kadar, başka bir şey söylemek mümkün olmadı. [...]
Üç Oyun: İzleyenler Ve Tecavüzler
Can Merdan Doğan “Hepimiz eş derecede kötüyüz. Kendi yamyam partimizdeki küçük, aç yamyamlarız. Onun için, acıma duygusunu siktir et. Mezbahaya hoş geldin!” (Philip Ridley’nin “Kainatın En Hızlı Saati” oyunundan, Cougar’ın repliği…) 1993 yılında Nirvana’nın “In Utero” albümü dünyada satışa [...]
Herstory
Can Merdan Doğan ‘’Yüzlerimiz bizim bedenlerimize, bedenlerimiz bizim hayatlarımıza aittir.’’ ‘’Öznel olan politik’’tir (?) Kişisel deneyimlerin sansüre uğramadan aktarımı, bugün hayatın içinde nasıl bir işlev kazanır? ‘’Ben’’in hikayesi varlığını nasıl sorunsallaştırır? Yaşayan yaşadığına [...]














