Başkan Olmak Kolay Mı

vecdisayarVecdi Sayar’ın Taraf Gazetesi’nde yayınlanan yazısının bir kısmını okuyucularımızla paylaşıyoruz. 

Başkan sözcüğünü pek severiz biz… Şöyle bir etrafınıza bakın, en az bir başkan çıkıverir karşınıza. Apartman yönetim kurulu başkanı mı isterseniz, kulüp başkanı mı, parti başkanı mı, hepsinden mebzul miktarda bulunur çevremizde.

Başkanlık önemlidir; bir kez kaptınız mı bu payeyi, hayat boyu sizin mülkünüz olur. Nereye gitseniz, “Başkanım” diye karşılanırsınız. O makamı çoktan boşaltmış olsanız da.

Bizim politikacılarımızdaki Başkanlık merakı da bundan olsa gerek. Hatırlayın, Demirel’den Özal’a nice politikacı Başkanlık aşkıyla yanıp tutuşmuştu. Ama, vuslata eren Erdoğan olacakmış gibi görünüyor.

Çetin Altan ustanın deyişiyle mesleksizlerin çoğunlukta olduğu, önemli olmanın değerli olmaktan geçmediği bir toplumda bu merakın anlaşılmayacak bir yanı yok elbette. Ama, bu tipolojiye hiç benzemeyen bir başka insan türü de vardır toplumumuzda. Bunlar kimi zaman idealist diye tanımlanır, kimi zaman çapulcu…

Başkanlar arasında da idealist tiplere rastlanır, pek sık olmasa da… İktidar hastalığına kapılmadan çalışmayı, yararlı olmayı seçenlere…

Son haftalarda, Ege’nin güzelim kıyılarındaki mütevazı şenliklerde, Konak, Karaburun,Seferihisar ve Urla’da gerçekleştirilen Tiyatro şenliklerinde bu farklı insan türlerinin hepsine birden rastlama şansım oldu.

İzmir’in merkezindeki Konak ilçesinin yeni Belediye Başkanı Sema Pektaş, Mordoğan’daki deneyimlerini Karaburun Belediyesi’ne taşıyan Belediye Başkanı Ahmet Çakır ve Seferihisar’a yepyeni bir ruh, bir kimlik kazandıran Tunç Soyer… Kültüre, sanata verdikleri değere yakından tanık olduğumuz Başkanlar…

Kentin yaşam kalitesini artırmanın yolunun kültür ve sanattan geçtiğinin bilincinde olduklarını gösteren başkanlardı bu adını andıklarım. Tabii ki, Ege’de başka başkanlar da var, aynı niteliklere sahip olduğunu uzaktan da olsa gözlemlediğimiz. Ama, şimdilik son günlerde katıldığım şenliklerin yer aldığı kentlerle sınırlı kalacağım bu yazıda.

Elbette, Başkanların başarılı olması, salt kendi birikimleri ve yeteneklerine bağlı değil. Kadroları da bu başarıda önemli bir unsur. İki şair arkadaşımızın, Konak’ta yeniden göreve gelen Kültür Müdürü Halim Yazıcı ve (bir başka yazımda yanlışlıkla Bornova diye belirttiğim) Balçova’nın Kültür Müdürü Tuğrul Keskin’in Başkanların başarısındaki rolü inkâr edilebilir mi?

Urla’nın yeni Belediye Başkanı Sibel Uyar ise, yukarıda sıraladığım Başkanlarla taban tabana zıt bir profil sergiliyor. Göreve gelir gelmez, Urla’nın genç tiyatro topluluğu Toprak Sahne’nin elemanlarını işten çıkartan başkan, gençlerin büyük bir özveriyle hazırladığı 4. Urla Toprak Sahne Tiyatro Festivali’ne Belediye desteğini iptal etmekle kalmadı, ilk gece Açıkhava Sahnesi’ndeki tiyatro gösterisine zabıtalarını göndererek, tutanak tutturdu. Gerekçe,“Belediyeden izinsiz gösteri yapılması, sahnede izinsiz elektrik kullanılması”!..

Asıl gerekçenin ne olduğunu anlamakta gecikmedik tabii… Toprak Sahne elemanlarından birkaçı, yerel seçimde üç yıldır kendilerine destek veren ve partisi kendisini aday göstermeyince DSP’den aday olan eski Belediye Başkanı’nı desteklemişler, hatta listesinden Belediye Meclisi adayı olmuşlar. Başkan hanım da, seçilir seçilmez, intikam operasyonu başlatmış…

Yukarıda adını andığım, sanata katkılarına saygı duyduğumuz Başkanlar da CHP’li, Urla’nın yeni başkanı da… Galiba esas sorun, partinin tutarlı bir kültür-sanat politikası olmamasında.

Taraf

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>