Şöhret Olsan Kesmez Tiyatro Aşkı Bitmez

230720141032047264764[Akşam gazetesinden Adnan Özer’in ilk sezonu ardından Moda Sahnesi’nin şimdisi ve geleceğiyle ilgili yaptığı söyleşiyi yayınlıyoruz]Birçoğunu ekrandan tanıyoruz. Ama onlar aynı zamanda tiyatronun idealist neferleri. Mert Fırat, Onur Ünsal, Ulaş Torun ve Timur Acar Moda Sahnesi’nde geçen yıl ağırladıkları 20 bin kişinin heyecanıyla yeni sezona şimdiden hazır.

Oyunları farklı bir dille yorumlayarak izleyiciyle buluşturan yönetmen Kemal Aydoğan, arkadaşlarıyla bir araya gelerek kapanan eski bir sinemayı kolektif bir ruhla yenileyip çok amaçlı kullanıma hazır bir sahne açtı. Tiyatronun oyuncuları arasında Onur Ünsal, İnan Ulaş Torun, Mert Fırat ve Timur Acar yer alıyor. Moda Sahne’nin bir salonu cep sineması olarak planlandığından buranın yönetimi de son dönemde dikkat çeken işlere imza atan sinema yönetmeni İlksen Başarır’a ait. 12 kişiden oluşan ekip, sıcak yaz günlerinde molozların dökülmesi de dahil hemen her işe canla başla koşturup büyük tadilatı bitirdi. Aslında Moda Sahnesi’ne salt bir tiyatro demek eksik olur, seminer, konser, sinema, dinleti, etkinliklerle bir arada düşünüldüğünde Anadolu yakasının önemli bir kültür merkezi…

Moda Sahnesi’ni kurma nedeniniz neydi?

TİMUR ACAR: Beraber tiyatro yapıyorduk, oradan ayrıldık. İki seçeneğimiz vardı; ya gezici bir tiyatro olacaktık orada burada oynayıp dekorumuzu bir depoya kaldıracaktık ya da bir yer bulacaktık ve onu yapacaktık tiyatro salonu olarak. Biz zor olanı yani ikincisini tercih ettik. Çünkü yıllar geçtikçe biz de çok zorlanacaktık.

MERT FIRAT: Topluluk kurulduğunda genelde bir mekânı, kapalı bir alanı yoksa o oyuncuların takvimini orasının programını belirlemeye başlıyor. Ama şimdi mekân olunca sorumluluk duygusuyla da programımızı belirlemeye başladık. Mekânımız zaten var. Burada oyunumuz olsun ya da olmasın buraya göre yaşadığımız bir hayat(ımız) var. Her zaman hesaba kattığımız bir çocuk var. Tatile çıkarken, yeni bir metin okurken, yeni bir şey yaparken her zaman burayı da hesaba katıyoruz .

12 kişilik bir ekibin kurduğu Moda Sahnesi ilk sezonunu bitirdi. 144 oyunu 20 bin kişi izlemiş. Konser ve etkinliklerle 35 – 36 bin kişiye ulaşan, toplam 230 etkinlik olmuş. Tüm bunlar buradan bir sanat hareketi çıkmaya yeter. Geçen yıla dair sezon değerlendirmesi için neler söylersiniz?

ONUR ÜNSAL: Geçen sezon biraz sert geçti. Oyunlara inşaat sürecinde hazırlandık. Ben geçen sene görünen özetimizden çok bunun bizi tarif ettiğini düşünüyorum. Hamlet’i oynadık, bir çocuk oyunu oynadık, Altı Oyuncu Yönetmenini Arıyor’u oynadık. Yapılan, seçilen işlere baktığınız zaman bizi tarif edebileceğini düşünüyorum. Bence iyi bir perspektifle açtık sahneyi ve sezonu. Biz böyle devam edebilmek için çok çalıştık ama iyi bir yıl geçti. Ben bunu söyleyebilirim.

Önümüzdeki sezon neler olacak?

ULAŞ TORUN: ‘Hamlet’ devam edecek. Onun için de bir sonraki Shakespeare’i 2015 Ekimi’ne yaparız diye bir planımız var. ‘Roberto Zucco’ oynayacağız. Ulaş, Roberto Zucco olacak. Ağustosta provalar başlayacak. Bir de ‘Parkta Güzel Bir Gün’ adlı oyunumuz var, bir prodüksiyonumuz daha var. ‘Kadın, Köpek, Erkek’ diye bir oyun daha çıkartmayı düşünüyoruz ocak ayında Genç Alman yazarlardan bir hanımefendinin oyunu. Üç tane oyun iki tanede çocuk oyunu yapmayı planlıyoruz. Biri hemen sezonun başında biri de ocak ayınca prömiyer yapacak. Yani beş tane yeni oyun yapacağız. Eskilerle birlikte de toplam sekiz tane oyunumuz olacak. Altı oyun yetişkinler iki oyun da çocuklar için toplam 8 oyun.

Beğenilerimize göre etkinlik

Burada da elli bin insanın geldiği bir mekan ve kolektif bir oluşum var. Buradaki etkinliklere, kültürel aktivitelere, sempozyumlara nasıl karar veriyorsunuz?

KEMAL AYDOĞAN: Bizim bir dünyamız ve dünya görüşümüz var. Ayyuka, Cengiz Özkan, İnce Saz konserleri yapıldı burada. Bizim nerede durduğumuzu gösteriyor. Yani bizim bir müzik beğenimiz, bir tiyatro beğenimiz var. Mesela bir vodvil oynatmayacağız. İsterse geceliğine yüz bin lira kira verilsin. Bu salon seyircisine vodvil sunmayacak ama yirmi kişi gelen deneysel bir tiyatroyu sunabilir. Nitelikli olan her şeyle temas ederiz.

Aynı zamanda bir okul gibi

Moda Sahnesi’nin kendine yetecek oyuncusu, yönetmeni, sahne tasarımcısı, amiri, teknik, idari ve sanat ekibi ve çevirmeni var. Bir okul olma gibi planınız var mı?

MERT FIRAT: Bizimle birlikte turneye gelen birçok kişi zaten alttan yetişiyor, sahne tekniğini öğreniyor. Ankara Üniversite’si Dil Tarih kökenli olmaktan kaynaklı ya da değil ama şöyle bir şey düşünüyorum: Önceden Dil Tarih Coğrafya Fakültesi bir kürsüydü. Bölümlerine, alanlarına ayrılmamış oyunculuk diye, yönetmenlik diye, dramaturgi işte tiyatro bölümü olarak sadece eğitim veren ve öyle algılanan bir kürsüydü aslında. Tiyatro bölümüydü ve tiyatro adamı yetiştirmekti derdi aslında.

Adnan Özer / Akşam

Yorum


işlemi tamamlayınız:


+ 1 = dört