Şairin Şiarı

Her İnsan Her Sözcüğe Yakışmaz.

Can Merdan Doğan

 cmd 1

Sanatın en cilvelisi, en işlevsizi, en kofudur şiir. Bir ana bırakır; geçmişten ve gelecekten çalar; çaldığı yontudur, resimdir, müziktir, sigaradır, gözlerdir. Kalemin direttiğini, akıl kollar. Ve şiir, kalple değil, ciğerle yazılır!

Bir adamın, bir kadından ayrılması; bir erkeğin iç yakıcılığı;  bir temmuz ayının sıcağı değildir şiirin konusu: bir adamın kadından değil, dünyasından ayrılışı; bir erkeğin aldatıcılığı; bir temmuz ayında çürüyen etin kokusudur.

Şiirin karanlığı mucizeler yaratır: geceleri ölür şair, gündüzleri çekip gider. Ölümsüzlüğü değil, ölümü çağırır. Ve hiçbir şairin evi yoktur; kenti de yoktur: şair kendini tanımaz.  Sıvışan ve sarılan ruhlardır onlar. Bir an düşünmeden kaçarlar, çünkü ahmaklığı ve korkaklığı çabuk sezerler, onu yıllar sonra oturduğu yerde bulursunuz, fakat o nice ev yakmış, nice ev kurmuştur.

Şairin en iyisi tanınmayandır, yazdıklarını yayımlamayandır; çünkü bilir, kimlerin ellerine nelerin geçeceğini, hangi ucuz aşk şarkılarında o sözcüklerin lime lime edileceğini, nasıl modalara kurban gideceğini, bir meslek erbabının dinlencesinde, acınasıya dövüleceğini. Her insan her sözcüğe yakışmaz. Bazı şairler bu yüzden faşisttir, ve bu yüzden de iyi şiirler yazarlar.

Çünkü bilir ve susar şair; ulaklarıyla. Kayırdığının kıymeti için susar.

En iyi şair okurdan nefret eder.

En iyi şair kalp tanımaz, ciğer tanır!

Kerelerce yemin eder, hayattan beklememek üzere, kerelerce yenilir. Şiirin son mısrasına usulce saklanır o yemini. Şairler, oyunu sever; bir sözü ya da bir saç atışı, ince bir bakışı, sessiz bir kıvrımı severler. Çünkü hiçbiri sonsuzluğa inanmaz.

Öğrenmez; bir meyve kadar, bir tavuk kadar, bir inek ya da patlıcan kadar öğrenmez. Bu yüzden ona dokunmasınlar, ona teğet geçsinler diye; bir elma, bir patlıcan, bir tavuk olur.

Gidilen bir deniz kıyısını bir başka deniz kıyısından ayıramaz. Onun için her yer aynı denizin kıyısıdır; ancak kara parçasına bakarak, deniz kıyısının değerini bilir!

Giyinmeyi sever şair, terziliği ve terzileri sever…

Yazıyı bir başka şeyle kıyaslayıp, onu bir başarı, bir güçle örtüştüren insanlardan tiksinir.

Acı ve sevinçleri  vakitsiz, hesapsızdır. Hani vardır ya bazı bozuntular, şiir için acı çekip; yaşama karşı domuz gibidirler, sahiden seviyor, sahiden ölüyor sanırsınız. Şair öyle değildir, sahiden sevip, sahiden ölse de, bir kahkaha fırlatır göğe.

 cmd2

Şairin iyisi rüyaya yatandır.

Nesneleri, onların dilini, onların eskidiğini ve değiştiğini; eğilip büküldüğünü bilir. İnsanla ilişkisinde nesnenin; insanı nesnenin önüne koymaz, her şey birbiri için yaşar, her şey birbiri için ölür onun dünyasında.

Şair çabuk vazgeçer, çabuk korkar. Metafor pazarına çıkmaz! İki kelimeyle, dünyanın hakimi sanmaz kendini.

Gündemden tiksinir, bilir ki, bir kötülüğe sövmek, o kötülüğü iyileştirmez. Bazı yaralar iyileşmez ya, evet bazı yaralar iyileşmez, bunu bilmek için bazı yaralara sövmeye gerek yoktur. Çünkü bazı yaralar sahiden iyileşmez.

Savaşın savaş olduğunu, iktidarın kanlı olduğunu, bazı insanların aptal olduğunu anlamak için kalem oynatmaz, eyleme geçer.

 Politikliğini, kimliğine değil, insan oluşuna yaslar. İnsanla çoğalır, insanla azalır bu sebeple.

 cmd3

Şair, zorbalığa, merhametsizliğe, kimsesizliğe, bazı kelimelere karşı incelmeyi seçer.

Ve sahiden, bazen yenik düşer, yaşama yenik düşer. Yazmaz, yazamaz. Bir şiirin son mısrasına saklar bazen yaşamı, o son mısraların kötü yazılması ondandır.



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız:


7 − = beş

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>