Bangladeş’in Birangona Kadınları: “Hikâyemizi Anlatın”

Tahmima Anam

Mimesis Çeviri/ Bangladeş Bağımsızlık Savaşı sırasında yüz binlerce kadın tecavüze uğradı. Birangona* kadınları artık seslerini yeni ve güçlü bir oyunla duyurmak istiyorlar.

The Guardian, 15 Nisan 2014, Çeviri: Mustafa Yıldız

A scene from Birangona: Women of WarŞiddet anını tanımlamak …. Birangona: Women of War [Savaş Kadınları]’dan bir sahne

 Yazar ve oyuncu Leesa Gazi on yedi yaşındayken babasından, kendinde çok derin bir iz bırakacak bir hikâye dinledi. Babası ona 1971’de Bangladeş’e Pakistan’dan bağımsızlığını kazandıran savaşın bitiminden sonra kadınlarla dolu kamyonlardan oluşan bir konvoya rast geldiğini anlattı. Bu kadınlar, nice dedikodulara malzeme olmuş, köylerindeki evlerinden zorla alınıp tecavüz kamplarına hapsedilen ve çoğu da ailelerinin ölümüne tanık olmuş kadınlardı. Gazi’nin babası bu kadınlardan yüzlercesini gördü. En sonunda özgürlüklerine kavuşan bu kadınların, kamyonların üzerindeki o hali, ülkesi yeni bir ulus olma yolunda ilk adımlarını atarken Gazi’nin babasının kafasına mıh gibi çakılan bir görüntüydü.

Gazi ve ekibi Komola Kolektifi’nin Birangona: Women of War [Birangona: Savaş Kadınları] adlı oyunlarında ele aldıkları şey işte bu çirkin tarih. Kumpanyanın ilk oyunu olduğu düşünülürse, konu seçimi cüretkâr. Ama Komola’nın yapmak istediği şey de bu: “anlatılmamış hikâyeleri kadınların bakış açısından anlatmak.” Proje, Gazi’nin 2010’da Bangladeş’in başkenti Dhaka’dan beş saat uzaklıktaki Sirajganj’a giden bir arkadaşına eşlik etmesiyle başladı. Gazi orada devletin savaş sırasında cinsel şiddete maruz kalmış kadınlara verdiği adla “Birangona” kadınları denen bir grup kadını ziyaret etti. Orada tanıştığı yirmi bir kadın, savaştan sonraki kırk yıl boyunca yaşadıkları olayların verdiği utanç ve aşağılanmayla yaşamışlardı. Duyduğu tecavüz, hapis ve işkence hikâyelerinden oldukça etkilenen Gazi, Londra’ya döndüğünde bu kadınları çevreleyen sessizliği bozmaya karar verdi. İki yıl sonra Sirajganj’a geri döndü, ama bu sefer beraberinde Londralı başka üç sanatçıyla yeni kurdukları bir kumpanya da vardı. Bir videografiker yardımıyla Birangona kadınlarının tanıklıklarını filme çektiler ve yerel bir oyun yazarıyla beraber tek perdelik oyunun metnini oluşturdular.

Bu işbirliğinin ürünü, Oldham, Birmingham ve Leeds turnelerinden önce Londra’daki Lost Theatre’da gösteriliyor. Birangona: Savaşın Kadınları, yeni evli ve ilk çocuğuna hamile genç bir kız köylü kız olan Moryom’un hikâyesini anlatıyor. Savaş patlak veriyor ve Moryom, Pakistan ordusu tarafından kaçırılıyor. Oyun Moryom’un köydeki masum yaşamından nasıl sökülüp alındığını ve bir tecavüz kampına atıldığını gösteriyor. Hikâyeye Moryom’un köydeki anıları da serpiştirilmiş: evlerinin kenarındaki gölette yüzmeyi öğrenmesi, “hint hurması” dediği bir çocukla evlendirilmesi ve taşıdığı çocuğun karnındaki ilk hareketleri.

One of the Bangladeshi rape victimsBangladeş tecavüz kurbanlarından biri. Fotoğraf: Nabil Uddin Ahmed/Rex

Moryom ayrıca hapsedildiği zaman tanıştığı diğer kadınların cinayet, kaçırılma ve tecavüz hikâyelerini de anlatıyor. Oyun, flashback’ler ve bir Bengal masalının zekice kurgulanmış gösterimi gibi öğelerle zenginleştirilmiş olmasa, can yakan anlatımıyla izlemesi zor bir altmış dakikaya dönüşebilirmiş. Oyunun sonunda Birangona kadınlarının kendi ağzından dineldiğimiz bir de uzunca bir video gösterimi var. Kadınlar haysiyetlerini kaybettikleri düşüncesinin onları nasıl hala dehşete düşürdüğünden bahsediyorlar. Çocuklarının damgalandığını, öldüklerinde cenazelerine bile kimsenin gelmeyeceğinden endişe duyduklarını söylüyorlar. Bu kadınlar sadece geçmişin yaralarıyla değil aynı zamanda o şiddetin lekelediği bir hayatı sürdürmenin bitmeyen ızdırabıyla yaşıyorlar her gün.

Komola Kolektif’i oyunu Dhaka’da ilk kez sergilediklerinde Birangona kadınlarını da oyunu izlemeye davet ettiler. Kadınlar başkente iki yüz kilometrelik bir yolculuğunda ardından gelip oyunu izlediler ve sondaki videoda kendilerini gördüler. Bir tanesi fenalaştığı için dışarı çıkarıldı. Sonrasında Leesa’yı ve kumpanyasını derin sessizlikle karşıladılar. Ama en sonunda içlerinden bir tanesi, “Gidin, hikâyemizi dünyaya anlatın” dedi. Ve Komola’nın bu çığır açan oyunla yaptıkları da işte tam olarak bu.

* Birangona – Ç.n. “Cesur kadın” ya da “savaş kahramanı kadın” anlamına geliyor.

Yorum


işlemi tamamlayınız:


− 3 = sıfır