Kuşlar Her Yıl Geri Gelir

kuslar_her_yil_geri_gelirMimesis Haber / Tiyatro Stüdyosu’nun sahneye koyduğu ve İngiliz yazar Jez Butterworth’un yazdığı Her Yıl Kuşlar Geri Gelir oyunu 19. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Kenter Tiyatrosu’nda prömiyerini gerçekleştirdi. Özgün adı Parlour Song olan oyun, Ahmet Levendoğlu tarafından çevrildi ve sahneye kondu. Şebnem Sönmez, Ziya Kürküt ve Şerif Erol’un rol aldığı oyun yaklaşık 105 dk sürüyor.

Tiyatro Stüdyosu 1990’da Ahmet Levendoğlu, Zuhal Olcay, Haluk Bilginer’in kuruculuğunda ve Yapı Kredi’nin yapımcılık desteğiyle Uluslararası 2. İstanbul Tiyatro Festivali’nde perdesini açtı. Grubun sanat yönetmenliğini ilk gününden bu yana Ahmet Levendoğlu üstlendi.

Her Yıl Kuşlar Geri Gelir’in yönetmeni Ahmet Levendoğlu, oyun ile ilgili şu ifadelerde bulundu: “Kutu kutu evler ve avuç içi bahçelerde yaşayan sıradan insancıklar yaşamdan bir pay alma çabasındalar… Kent yaşamında ‘artık işe yaramaz’ olarak belirlenen yapılar sevinç çığlıkları eşliğinde ‘patlatılarak’ yerle bir edilirken, bunların içinde hastanelerin, kültürel değer taşıyan yapıların da olması yadırganmıyor… Böylelikle yeni AVM’ler ve başka rant merkezlerine yer açılıyor… Kahramanlarımızdan ‘yıkım uzmanı’ Ned, işindeki başarısından kıvanç duyuyor… Ortadan birer birer yok oluveren kimi eşyaların gizi çözülemiyor… Çitle ayrılmış minicik bahçelerde barbekü partisiyle başlayan komşuculuk oyunları kendi çapında bir başka patlamaya mı gebe?… ‘Bahar nerdeyse oraya gitme düşü’ gerçekleşir mi?… Kuşlar bu yıl da geri gelir mi?…”

Oyun ülkemizde ilk kez sahneye konuyor. Aynı yazarın başka bir oyunu olan “Nehir” daha  önce Oyun Atölyesi tarafından sahnelenmişti. Oyunun karakterleri Ned, Dale ve Joy. Ned ve Joy, kapı komşuları Dale ile İngiltere’de yaşıyor. Ned bir yıkım ustası: Büyük binaları, alışveriş merkezlerini, işyerlerini patlatıyor. Joy ile tükenmiş bir evlilikleri var. Özellikle Joy için bir şeylerin çoktan bitmiş olduğunun altı oyun başından itibaren çiziliyor. Ned’in ise hayatta en çok heyecan duyduğu şey işi. Ancak kendi hayatı ve ilişkisi ile ilgili gerçekleri göremeyecek kadar naif çizilen bir karakter. Dale ise göçmen Kosovalılar’ın çalıştığı bir araba yıkama şirketi sahibi. Ned ile yakın arkadaş olan Dale, Ned’in çıktığı uzun seyahatler esnasında birden kendini Joy ile bir ilişkinin ortasında buluyor.

Oyun tek perde için uzun olmasına rağmen başından sonuna dek takip edilebiliyor. Genel dil ve argo kullanımı seyircinin oyuna ve karakterlere bir mesafe koymasını sağlıyor. Ancak tam olarak nasıl bir etki yaratmak istendiği ile ilgili bir belirsizlik var ve bu durum argo kullanımının gerekliliğinin seyirci tarafından sorgulanmasına sebep oluyor. Ahmet Levendoğlu’nun yukarıda tarif ettiği modern yaşamın değerleri ve geçmişi yok edici kültürü oyunda çok derinlikli işlenemiyor. Odak noktası daha çok ikili ilişkiler ve onların tükenmişliği üzerinde kalıyor. Günlük yaşamın sıkıntısını ve çıkışsızlığını seyirciye uzun seyriyle hissettiren oyun Tiyatro Festivali’nin ardından Haziran ayı boyunca her Çarşamba ve Perşembe Oyun Atölyesi’nde sergilenmeye devam edecek.

Senem Han Uysal / Mimesis Haber

Yorum


işlemi tamamlayınız:


1 + altı =