Bireysel Aşktan Toplumsal Aşka

mem1[Mem û Zîn gösterisi hakkında Özgür Gündem’de yayınlanan Önder Elaldı’nın haberinin bir kısmını paylaşıyoruz.] Kürt edebiyatının en önemli metinlerinden ‘Mem ve Zîn’ Amed’de müzik, dans ve anlatı formunda Tarihi Cemil Paşa Konağı’nda sergileniyor. Oyunun yönetmeni Rüknettin Gün “Mem û Zîn”in tarihi bir mekanda sinematografik bir kurguyla sahnelenmesinin kültürel olarak ayrı bir önemi olduğunu söyledi.

Amed Şehir Tiyatroları, Ehmedê Xanî’nin “Mem û Zîn” eserini müzikale dönüştürdü. Modern dans figürleriyle sahneye taşınan eser, bir mekan tiyatrosu olarak tarihi Cemil Paşa Konağı’nda altmışa yakın kişilik ekiple sahnelenmeye devam ediyor. Yönetmenliğini Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Rüknettin Gün’ün yaptığı oyunu metinleştiren ise Kawa Nemir. Şiirlerini Şêxmûs Sefer’in yazdığı eserin müziklerini ise orkestra eşliğinde Ali Tekbaş ve Zelal Gökçe, Botan stran formunda yorumlayarak seslendiriyor. Nemir, eseri metne dönüştürme aşamasında mesnevinin başka derinliklerine vakıf olduklarının altını çizerken yönetmen Gün de eserin müzik, dans ve anlatı formlarına göre yeniden yazıldığına dikkat çekiyor. Ekiple “Mem û Zîn” müzikalini konuştuk.

Müzik-dans, anlatı bir arada

mem4

Oyunun yönetmeni Rüknettin Gün, Kürt edebiyatının en değerli metinlerinden “Mem û Zîn”in Amed’de tarihi bir mekanda stran formlarıyla sahneleniyor olmasının şu ana kadar ki tüm sahne deneyimlerinden farklı bir öneme sahip olduğuna değindi. Metnin tiyatro adaptasyonlarından farklı bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Gün, bu farklılığın müzik-dans ve anlatı formlarına göre yeniden yazılmış olmasıyla ortaya çıktığını söyledi. ‘Müzik Kürt anlatı kültürünün vazgeçilmez bir parçası’ diyen Gün, müziğin destanı anlatan önemli öğe olarak gördükleri için eseri müzikal tasarladıklarını kaydetti.

Sinematografik kurgu

mem2Oyunun mekan tiyatrosu şeklinde düzenlendiğine de vurgu yapan Gün, “Destanda olayların anlatıldığı birbirinden çok farklı mekanların olması ve bunu sahne üzerine yerleştirmenin zorluğu, oyunu tarihi Cemil Paşa Konağı’nda sahnelemeye karar vermemizi sağladı” diyor. Mekan tiyatrosu formuna dair dünyada farklı deneyimlerin olduğunu bildiklerini dile getiren Gün, Kürt edebiyatının başyapıtı “Mem û Zîn”in Amed’in tarihi bir mekanında sinematografik kurguyla sahnelenmesinin tarihi ve kültürel olarak ayrı bir önemi olduğunu da sözlerine ekledi.

Derinliklerine vakıf oldukmem3

Oyunu tiyatro metnine dönüştüren Kawa Nemir ise Ehmedê Xanî’nin Kürt edebiyatının kanunu sayıldığını belirterek söze başlıyor. Nemir, 320 yıldır Kürt edebiyatına birçok yeni eserler doğuran mesneviden bir tiyatro oyunu yaratmanın zorluklarını aktarırken oyunun bu hale gelene kadar birçok aşamadan geçtiğine değiniyor. Nemir, eserin başlangıçtan bu aşamaya gelene kadar geçen süreçleri şöyle özetliyor: “Önce 2 ay masa başı çalışıp metni çözümledik. Bu esnada analizlerimiz derinleştikçe mesnevinin başka derinliklerine vakıf olduk. Sonra ortak rejiyle oyunu yazdık. Form olarak mesneviden tiyatro eseri yazmak çok zor bir şey. Analizler sonucunda 70 tablo ortaya çıkardık. Bu tablolar içinde en önemlileri ve sahne dinamikleri taşıyan bölümleri belirledik. Daha sonra pratik alana indik. Önce şehir tiyatrosunda başladık. Sonra eseri Cizîr şehrini sembolize edebilecek Cemil Paşa Konağı’nda sahnelemeye karar kıldık.”

Bireysel aşktan toplumsal aşka

Nemir, hikayede herkesin bildiği Mem û Zîn’in olduğunu ama replikler ve karakter sayıları üzerinden bakıldığında belirli farkların olduğundan da söz ediyor. Bu farklılığın uyarlamanın yapısından kaynaklandığını da ekliyor. Eserin çağlara seslenen özelliğinden bahseden Nemir, şunları ifade ediyor: Mem û Zîn’in iki ana teması var. Birincisi siyasi yönü, diğeri ise herkesin çok fazla öne çıkardığı aşk teması. Temel anlatısı siyaseten bir Kürt yönetiminin var olamaması. Daha imparatorluklar döneminde Kürtlerin coğrafik sınırlarını çizerek ulusal birliğinden söz ediyor. Mem ile Zîn’in buluşamaması, aşklarının öte dünyaya kalması, aynı zamanda Kürtlerin toplum olarak aşktan mahrum kalmasını sembolize ediyor. Xanî, bireysel aşktan toplumsal aşka vurgu yapıyor.

Haberin tamamı için tıklayınız.

Özgür Gündem

Yorum


işlemi tamamlayınız:


− 5 = iki

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>