Şaşırtıcı 1 Mayıs

Zafer Diper

2014’ün 1 Mayısı’nı geride bıraktık. Ama nasıl? Şimdiki sonuçlarıyla; bizler (emeğin, eşitliğin ve paylaşımın savunucuları) “yenilenler”, onlar (anapara, anamalcılar) “yenenler”… Tekme sille, sulu gazlı, coplu silahlı İstanbul’da ve Ankara’da istenilen yerlerde toplanılmasına, 1 Mayıs’ın kutlanmasına izin vermedi Hükümet. Yalnızca Avrupa’da değil neredeyse dünyada -birkaç yer dışında- görülmedi böylesi; Anayasal hak ve özgürlükleri yok sayan zorba engelleyici yönetim. Bu yabanıl uygulamalarıyla da hiçbir ülkeye birinciliği kaptırmadı yine AKP, adı 1 Mayıs’tan Polis Bayramı’na dönüştürülen bu günde…

Geçmişte kültür ve sanatın İstanbul’da önemli merkezlerinden biri sayılan AKM boş tutulmuyor boşuna. Artık bir üs orası, polisler orada konuşlanıyor, sonra çimenlere serilip kahvaltılarını yapıyorlar piknik alanına çevirdikleri Gezi Parkı’nda rahat ve erinç içinde… Olması gerekenler değil de olmaması gerekenler konaklıyor Taksim’de güle oynaya, görüntülerde… İzlemekte olduğum Halk TV’ye de bir uyarıda bulunsam, biraz “dikkat” desem!

Şöyle diyor muhabir; 1 Mayıs, saat 9.40: “Radikal gruplar da toplanıyor…” Nasıl bir lafsa şu “radikal gruplar”! Hem, sokaklar herkesin, hele 1 Mayıs’ta…

Saat 10.17: “Beşiktaş’ta sol gruplar da sahneye çıkmaya başladı…” Burada “sahneye çıkmak” deyişi yerine oturmuyorsa da hadi geçtik onu “sol gruplar da”, ne demek, hangi gruplar olacaktı acaba?!

10.27: “Çok sert müdahaleler değil belki, bunlar gazlı müdahaleler…” Gazlı müdahalenin sert olmadığı tezi de şaşırtıcı ve ilginç!

Şaşırtıcı konuşmalara, verdiği demeçlerle katılan biri de, DİSK Başkanı Beko: “Yapmak istediğimiz anmaya yönelik olarak dünyanın tanık olduğu barbarca bir saldırıya maruz kaldık…” derken, katılım azlığıyla ve sendikaların ayrı alanlarda kutlama yapmak istemesiyle ilgili bir gazetecinin sorusunu da şöyle yanıtlıyor Beko:

“Çalışanların ekonomik, sosyal, siyasi haklarını korumakla görevliyiz. Siyasal iktidarın talimatıyla kutlayacak sendikalar değiliz. Bugünkü mevcut AKP hükümetine boyun eğmemizi bekliyorlarsa yanılırlar…” Ne boyun eğmesi; silindir gibi gelip geçtiler üzerimizden, değil mi? Bence Hükümet’e seslenilecek bir konu kalmamışsa da bu aşamada, Beko seslenmiş gene de: “Çalışma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Başbakan dün yaşanan devlet terörünü televizyondan izliyorlarmış. Daha sonra Başbakan ve İstanbul Valisi işçilerin 1 Mayıs kutlamasıyla ilgili mesaj göndermişler. Bu yüzsüzlüktür…”

Ana sorun, kuşkusuz dünyada olduğu gibi ama bizde en aşağılarda sürünen bir sendikalı sayısı… Bu üye sayısı yetmez kımıldanmaya, DİSK’i güçlü kılmaya… Komite adına söz alarak “seneye de Taksim için direneceklerini” dile getiriyor Beko sonuçta özetle…

“Seneye de”…

“Ölme eşeğim ölme…” demiyorum, peki…

Sen, 2015’e direnmeyi değil de önce ne yollarla ne bağlaşıklıklarla altyapılarda ve üstyapılarda (kültür ve sanatta) nasıl örgütleneceğini söyle Başkan, örgütlenmeden direnilemeyeceğine göre!

Biraz da böyle şaşırt bizi!

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>