Molina Eşcinsel Değil!

4[Seyhan Arman’nın Radikal gazetesinde çıkan yazısını paylaşıyoruz.]

Molina’nın yerinde olsam son kez Valentin ile buluştuğumda incecik ayak bileklerimi göstere göstere pointe kalkar ve avazım çıktığı kadar bağırırdım: ”Ben eşcinsel değilim!”

Tiyatro dünyamızda son 2-3 yıldır LGBT bireyler açısından bir hareket, bir bereket söz konusu. Buna sebep olan örümcek kadının naifliği mi; Umut’un isyanı mı; Orkide’nin yırtıcılığı mı; bilemiyorum. Dilimi ısırıp, tahtalara vurasım, yedi kapı gezip, çaput bağlayasım var. Şaka bir yanaİstanbul‘da tiyatro sahnelerinde birbirinden başarılı LGBT karakterlerin boy göstermesi, hemen, hemen hepsinin ödül alması, klişe ve soytarı tadında olmaması  trans bir kadın olarak çok hoşuma gidiyor. Tiyatro camiasının varsa(!) homofobi veya transfobisini ne derece etkiler bilemem ama seyircimizin algısını değiştireceğinden umutluyum . Darısı, en zor röportaj sorusu diye oyunculara yönelttikleri ”Eşçinseli oynar mısın?” sorusunu soran magazincilerin/gazeticilerin algılarının başına.

Neyse asıl konu bu değil, asıl konu Molina; Luis Molina ve cinsiyet kimliği. Bilmeyenler için söylüyorum,  Molina,  Arjantinli yazar Manuel Puig’ in “Örümcek Kadının Öpücüğü” isimli eserinin esas kızı. Henüz fiziksel olarak bir değişime uğramamış olsa da Molina benim için transseksüel bir kadın.  Yazar  1970’li yıllarda Molina’yı yazarken karakteri  eşcinsel mi yoksa transseksüel olarak mı düşündü bilmiyorum.  Siz de Molina ile tanıştığınızda onun eşcinsel bir erkek değil,  transseksüel kadın olduğunu anlayacaksınız.  Aradaki farkı bir zahmet Google‘dan öğreniverin…

Molina, roman ve filmden sonra şimdi  de Göktay Tosun’un canlandırması ile TiyatroHal’ de boy gösteriyor.  SahneHal sevdiğim alternatif sahnelerden birisi ve yaptıkları işleri genel olarak beğeniyorum. İtiraf edeyim bir numaramda artık “Örümcek Kadının Öpücüğü” var. Yönettiği “Sidikli Kasabası Müzikali” ile adından söz ettiren yönetmen Oğuz Utku Güneş’in rejisiyle dünyada ilk kez” Play Within a Play” tekniğine uyarlanan oyunda, Göktay Tosun, Çağdaş Tekin, Melina Özprodomos, Ayşegül Bahtiyaroğlu ve oyunun yönetmeni Oğuz Utku Güneş rol alıyor.

Geneli itibari ile oyunu çok beğendim. Sahne değişimlerinde sessizlikte ve zifiri karanlıkta kalmak pek hoşuma gitmese de tüm oyuncularını, ışığını, dekorunu, rejisini sevdiğimi ve iyi ki gitmişim, verdiğim paraya, harcadığım emeğe değdi dediğim oyunlardan bir tanesi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Valentin’ i oynayan Çağdaş Tekin’i daha önce Devlet Tiyatroları’nda “Zalım Mahmut” oyununda izlemişim. İzlemişim diyorum çünkü orada fark etmemiştim ama bu oyunda ki performansını fark etmemek mümkün değil. Bir an bile karaktere inancımı kaybetmedim, bambaşka şeylere takılmadım. Molina yani Göktay Tosun ise harikaydı. Göktay Tosun’u daha önce Tiyatro Maan’da çalıştığım dönemde Bab-ı Tiyatro’nun “Sahici İnsanlar/Plastik Oyunlar” oyununda izledim ve tanıştım. Molina ile de oyunda tanıştım ama hiç yabancı değildi. Vücut dili, saçları, ellerini kullanışı, feminenliği sevdiğim bir arkadaşımı hatırlatıyordu bana. Belki de onu, oyunun daha ilk dakikalarında kabullenip benimsediğim için yabancı gelmiyordu. Oyundan çıkar çıkmaz bana hatırlattığı arkadaşımı arayıp: “Az önce SahneHal’de seni izledim.” dedim.

Oyunla ilgili yazı yazmaya karar verdiğimde tiyatronun web sitesine baktım ve Molina’dan eşcinsel diye bahsedildiğini görünce hemen başlığı attım: ” Molina Eşcinsel Değil!” Sonrasında eserle ilgili sanal alemde  şöyle bir gezince, gördüm ki, romanın arka kapağında da Molina için eşcinsel yazıyor. Hatta ve hatta bana anımsattığı arkadaşım da eşcinsel ama benim için Molina eşcinsel değil, transseksüel. Az önce  bahsettiğim gibi Google’da bir araştırma yaparsanız eşcinsellik ve transseksüellik arasındaki farkı, Molina’yı izleyince de ne demek istediğimi anlarsınız. Amaaan gerçi kimin umurunda Molina eşcinsel mi, transseksüel mi diye. Zaten oyunda  toplumsal cinsiyet rollerini, gücü, kadınlığı, erkekliği sorgulamıyor mı? Kim ne yazarsa, ne derse desin Molina güzel bir insan.

Not: Oyun Mayıs ayında her Cuma ve Cumartesi SahneHal‘de!

Radikal

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>