Komedinin Tam İçinde Bir ‘Actor’!

Yaşam Kaya

Tiyatro Avesta’nın ilk gösterimini Mardin’de yapan ‘Actor’ adlı oyunu, Avustralya turnesinin ardından, 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde seyircisiyle buluştu. Festivalin başladığı ilk günden şimdiye kadar epeyce oyunu izleme şansını yakaladım. Geçtiğimiz festivallerin aksine bu dönemki festival ‘kültürel çoğulcu’ bakış açısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Algısal değişimin son on iki senedir sürdüğü Türkiye topraklarında tiyatronun toplum üzerindeki gücü günden güne artarken, Kürt Tiyatrosu’nun geçirdiği devinim beni bir hayli mutlu etti. Politik olayların ağırlıkla yer aldığı ilk üretimlerin peşi sıra gelen yeni denemeler, özellikle Tiyatro Avesta’nın ‘Bir Delinin Hatıra Defteri’ ve Destar Tiyatro’nun ‘Plastik Gelin’ oyunlarıyla farklı kulvara açıldı. Modernleşmiş Kürt insan yapısının bir dönüşümü olarak ele aldığımız tiyatro oyunları, bir noktada profesyonelleşmiş Kürt Tiyatrosu’nun seçkin örneklerine dönüştü. ‘Actor’ü bu profesyonelliğin geldiği son nokta olarak değerlendiriyorum.

Oyunu yazan ve yöneten Aydın Orak’tan bahsedelim biraz. Sol algıdan gelen üretimlerle tiyatro hayatına başlayan, Modern Kürt Sanatı’na ‘oyun yazarlığı’, ‘çevirmenlik’, ‘oyunculuk’, ‘yönetmenlik’, ‘yazarlık’ dallarında üretimler katan sanatçı, bu toprakların yetiştirdiği kaliteli isimlerden birisi. Geçtiğimiz ay İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen ‘Asasız Musa’ filmini çeken Orak, hem tiyatro hem de sinema sanatında etkili işler yapıyor. Musa Anter’in hayatını önce tiyatroda oynamak, daha sonra beyazperdeye aktarmak mükemmel bir düşüncenin ürünü. Sadece Kürt Sanatı için değil, Türkiye’de yaşan her bireyin sanatsal fikrini sanatçının eserlerinde görmek mümkün.
‘Actor’, tiyatro oyununun sergileme aşamasını, seyirciye ironik biçimde sunan bir gösteri. Oyun yazımından sahnedeki dekor ve kostüm oluşumuna; oyuncunun sahne hazırlığından seyircinin salondaki konumuna dek geniş perspektifte mizah konunun içine eklenmiş. Aydın Orak’ın tek başına sahnede yer aldığı oyunda seyirci rahat bir ortam içinde bırakılmış. Oyunun başlangıç anonsundan son noktaya kadar seyirci, sahneye çıkan ‘Actor’ün on beş yıllık sanat hayatından örnekler izliyor. Mesela oyuncunun gazetecilik hayatıyla başladığı sanat serüveninde Yaşar Kemal’le yaşadığı komik diyaloglar, tiyatro yaşamında –ki benim için de unutulmaz bir dost olmuştur- rahmetli Haşmet Zeybek’le yaşadığı ‘çeviri’ ilişkisi, turnelerde yaşanılan enteresan diyaloglar oyun boyunca karşımıza çıkıyor.

Tek kişilik dev sahnesinde Aydın Orak, Kürtçe oynadığı oyununun içine ‘Türkçe’, ‘İngilizce’ konuşmalar da eklemiş. Oyunun ‘anlatı’ geleneğini içine alacak şekilde, bir ‘Dengbej’ hikayesinden yola çıkarak ele alınması, seyirciyi ‘Geleneksel Halk Tiyatrosu’nun modern dünyasına hızlıca sokuyor. Sahnede son on beş yıllık teatral geçmişini mizahi bir dille anlatan ‘meddah’ var. Konuyu sadece tiyatronun mutfağı olarak görmemeliyiz. Metindeki ‘tiyatro seyircisi eleştirisi’ dikkatlerden kaçmıyor. Oyuncunun gösteri boyunca yaydığı olumlu elektrik, bir telefon konuşmasıyla başlayıp seyirciyi oyunun içine katarak yüksek tempoda ilerliyor. Orak, hem yönetim ve de oyunculuk açısından kusursuz bir proje çıkarmayı başarmış. Gösteri sonunda ‘Soma’yı Unutmayacağız, Unutturmayacağız!” cümlesi seyircide derin üzüntü oluştururken, Tiyatro Avesta’nın ‘toplumsal vicdanı’ yine büyük bir yaraya değindi. Ayrıca seyirciyle oyun sonu yapılan sohbet, ‘Actor’ oyununun beğenisinin en büyük kanıtı.

Sanat Haberlerimiz



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız:


sekiz − 4 =