Bir Boris Vian Klasiği: “İmparatorluk Kuranlar yahut Şümürz”

sumurzMimesis Haber19. Tiyatro Festivali’nin dikkat çeken oyunlarından birisi olan “İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz” Şişli Black Out sahnesinde sergilendi. İzleyicinin büyük ilgi gösterdiği oyun, Selin İşcan’ın kurduğu Hayal Perdesi oyuncuları tarafından ve Aleksandr Popovski rejisiyle seyirciyle buluştu.

Oyun, Boris Vian’ın 1957’de kaleme aldığı son oyun ve dünya sahnelerinde en çok sahnelenen oyunu olarak tanınıyor. Burjuva değerlere getirilen sert bir eleştiri niteliğini taşıyan oyunda etrafta duydukları ve ne olduklarını bilmedikleri bir ses sebebiyle sürekli olarak yaşadıkları katın bir üst katına çıkıp ses gelinceye kadar orayı benimseyip yaşamaya devam eden bir ailenin hikayesine odaklanırız. Bir hizmetçi, baba, anne ve kızdan oluşan ailede sürekli olarak duydukları “gürültüyü” tehdit olarak görüp yer değiştirirler. Yaşadıkları sistemde “hafızasızlık” yer etmiştir. Eskiyi hatırlayan yalnızca  sistemin “naif ve sorgulayan” unsuru olan kızdır ve taşınılan yeni katlarda yaşamak da onun için katlanılmaz bir hal almaya başlar. Sahneler ilerledikçe odalar küçülecek ve baba tek başına kalacaktır ve yalnızlığıyla birlikte yok olacaktır. Oyunda sadece seyircinin ve kızın gördüğü “Şümürz” karakteri ise başlı başına bir semboldür. Oyun boyunca oyuncular tarafından itilir, kakılır, görülmez, vardır fakat hakkında konuşulmaz, her türlü işkence yapılır ve görmezden gelinir. Bir nevi sessizliğin kendisidir, hem vardır, hem yoktur. Boşluğun da kendisidir; hem yer kaplar, hem de dikkate alınmaz. Aslında burjuva değerleri içerisinde sürekli tehditlerden kaçmaya çalışan ve sorgulamaktan korkan “birey”i görürüz oyunda. Artık geçmiş kalmamıştır. Önemli olan “an”dır ve an da o kadar hızlı yaşanmaya başlanmıştır ki bu hızdan dolayı hayatını ailesini ve en sonunda kendini tüketen birey bütün gerçekliğiyle yani yalnızlığıyla karşımıza çıkar.

Sahnedeki oyunculuk üslupları oyunda yaratılan karanlık atmosferi destekler nitelikte. Oyunun sahne tasarımında her odanın gitgide küçüldüğü imgesini vermek adına basit bir yöntem kullanılmış ve etkili olmuş. Koli bandı ve tavandan asılan demir bloklar vasıtasıyla sahnenin sınırları her katta tekrar belirleniyor. Sahnenin tam ortasında duran merdiven ise başlı başına “yükselme” ve buna paralel olarak beraberinde getirdiği “küçülme, daralma, bunalma”nın sembolik bir göstergesi. Sahnenin üç yanında seyirci olması da tasarım açısından sahnenin derinliğinin artmasına ve oyunun içinde bulunduğu atmosferi seyirciye rahatça aktarmasına olanak veriyor.

Eser Dilsöz / MİMESİS

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>