Balenin Parlayan Yıldızları İstanbul’da!

balerin-bale-1433660-465x309Dünyanın her yerinden dansçıların katılacağı “4. Uluslararası İstanbul Bale Yarışması ve Festivali” için geri sayım başladı.

Bale dünyasının nefesini tuttuğu yarışma, 21-26 Haziran’da gerçekleştirilecek.

21 Haziran’da Zorlu Center PSM’de “Kont Dracula” balesiyle başlayacak festival, 22-23 Haziran’da yarışmanın “Yarı Final”i, 24 Haziran’da Bakırköy Leyla Gencer Opera Sahnesinde “Bach Ala Turca”, 25 Haziran’da “Final yarışması” ve 26 Haziran’da ise Cemal Reşit Rey Konser Salonunda “Gala Gecesi ve Ödül Töreni” ile sona erecek.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünce, Türkiye’nin sanatsal kimliğinin vurgulanması ve dünya dans sanatına yeni açılımlar kazandırması hedefiyle 15-19 ile 20-26 yaş kategorilerinde kızlar ve erkekler olarak gerçekleştirilecek yarışmada 8 bin avroluk İstanbul Grand Prix ödülü verilecek.

BALET VE BALERİNLER DÜNYAYA AÇILIYOR

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Prof. Rengim Gökmen, yaptığı açıklamada, yarışmaya büyük önem verdiğini vurgulayarak, “Bu yarışmanın dünyaya açılmak bakımından Türk bale sanatına çok değerli katkıları olduğuna inanıyorum. İstanbul, 21 Haziran’dan itibaren bir kez daha dünya balesinin kalbinin attığı yer olacak” dedi.

Balenin tamamen aşkla yapılan ve sporculuktan çok daha ağır çalışma temposu gerektiren bir sanat olduğuna da dikkati çeken Gökmen, o yüzden baleye aşkla bağlanarak 7 yaşından 17 yaşına kadar eğitim alan, 18’inden 33’üne kadar mesleğini yapabilen balet ve balerinleri çok takdir ettiğini belirtti.

Gökmen, göreve başlar başlamaz Türkiye’de de bir bale yarışması düzenlenmesi için yoğun çaba sarf ettiklerini ve yarışmanın özellikle genç dansçıları desteklemeyi amaçladığını söyleyerek, “Çok mutluyum, bu yarışma artık kendini kanıtladı ve ilkinden itibaren Uluslararası Bale Yarışmaları Federasyonuna kabul edildi. Yarışmamız bale dünyasında büyük saygı görüyor. New York, Tokyo, Varna, Roma gibi değerini ispatlamış yarışmaların yanında bizim de İstanbul Bale Yarışması ile uluslararası alanda sanat dünyasında var olabilmek bizim için çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

Yarışmanın bu sene festival niteliği de kazandığını ve önemli bale eserlerinin temsil vereceğini belirten Gökmen, şunları dile getirdi:

“Bale dünyasının ilgisini çekmek ve Türkiye’de bale sanatının geldiği noktayı tanıtmak istiyoruz çünkü bu gerçekten övünülecek bir düzey, gururla sergileyebileceğimiz eserlerimiz var. Bizim özellikle arzumuz bütün müzikli sahne sanatlarında kendi ruhunu kaybetmeden dünyanın ulaştığı tekniği kullanmak. Bunu gerçekleştirmek için bugüne kadar çok önemli adımlar attık. Bu yarışmanın dünyaya açılmak bakımından Türk bale sanatına çok değerli katkıları olduğuna inanıyorum. İstanbul, 21 Haziran’dan itibaren bir kez daha dünya balesinin kalbinin attığı yer olacak.”

32 GENÇ DANSÇI YARIŞACAK

Geçtiğimiz günlerde sonuçlanan DVD elemelerinden sonra yarışmaya katılmaya hak kazanan yarı finalistler de belirlendi.

Farklı ülkelerden küçükler kategorisinde yarışacak 12 dansçı ile büyükler kategorisinde yarışacak 20 dansçı olmak üzere toplam 32 genç yetenek zorlu bir maratona başlayacak.

Yarışma genç dansçılara, sadece bir yarışma ortamında değil, aynı zamanda dünyanın önde gelen dansçılarından seçilen jürinin tecrübelerinden faydalanma, vizyonlarını ve sanatlarını geliştirecek bir okul ortamında bulunma fırsatı da veriyor.

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatının desteğiyle gerçekleştirilen yarışmada, Irek Mukhamedov, Julia Bocca, Vladimir Malakhov, Fabiene Cerruti, Margarita Parilla gibi dünyanın önemli bale yıldızlarını konuk eden yarışma kapsamında bu yıl da birbirinden değerli isimler sahne alacak.

TÜRKİYE’DE BALENİN TARİHSEL SÜRECİ

Osmanlı topraklarında ilk bale adımları, II.Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde “Osmanlı Devleti Muzıkaları Umum Mürebbiyesi” olarak görevlendirilen Giuseppe Donizetti’nin çabalarıyla atıldı.

Rus İhtilalinden sonra Türkiye’ye gelen bale öğretmeni Lydia Krassa Arzumanova, 1921 yılında İstanbul’da bir bale stüdyosu açtı ve yetiştirdiği dansçılarla ilk gösteriyi 1931’de sahneledi.

1947 yılında, İngiliz Kraliyet Balesinin kurucusu ve çağdaş balenin en önemli önderlerinden Dame Ninette de Valois, Türk balesini kurması için resmen Türkiye’ye davet edildi. 1948’de İstanbul’da açılan ve sınavla 11 erkek, 18 kız öğrenci alınan okul 1950 yılında Ankara’ya taşınarak Devlet Konservatuvarına bağlandı.

Daha sonra Dame Ninette de Valois, yardımcısı Alaine Phillips’i Türkiye’ye gönderdi. Phillips, Valois ile birlikte, Lev İvanov ve Enrico Cecchetti’nin koreografisini yeniden düzenleyerek Leo Delibes’nin “Coppelia” balesini 1961 yılında sergiledi. Eser Türk bale sanatçılarının verdiği ilk bale temsili olarak tarihe geçti.

Yazete

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>