98 Yıl Sonra İlk Kez Sahnede

110520142146036827233[Akşam gazetesinden Seray Şahinler’in İBB Şehir Tiyatroları’nın tarihindeki ilk oyunu ‘Çürük Temel’ yönetmeni Engin Alkan ile yaptığı söyleşiyi yayınlıyoruz.] Bu yıl 100. yılını kutlayan İBB Şehir Tiyatroları’nın ilk oyunu ‘Çürük Temel’ yeniden sahnede. Oyun 17-18 Mayıs tarihlerinde İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenecek, önümüzdeki sezondan itibaren de Şehir Tiyatroları izleyicisiyle buluşacak.

Tam 100 yıl önce “Yapamazsınız” diyenlere kulak asmadan yola çıktı Muhsin Ertuğrul ve arkadaşları… I. Dünya Savaşı’yla birlikte, ülkenin her yanında ümitsizlik hüküm sürerken 1916’da bir parça motivasyon için asker ailelerine yardım amaçlı bir oyun sahneye koydular. Bir taraftan geleneksel Türk tiyatrosu devam ederken onlar Batılı anlamda tiyatronun ilk adımını ‘Darülbedayi’ ile attılar. Bir asır geride bırakılırken, o oyun 98 yıl sonra tekrar sahnelenecek. Oyunun yönetmeni Engin Alkan’la provalar sırasında buluştuk.

İşte detaylar:

Darülbedayi’nin ilk temsili 100. yıl anısına yeniden hayat buluyor. Neler söylemek istersiniz?

Çürük Temel Şehir Tiyatroları’nın ilk oyunu ve bir uyarlama. Okuma tiyatrosu dışında 98 yıldır sahnelenmemiş. 100.yılın anlamını vurgulayacak projeler yapmamız gerektiğini düşündüm ve metne ulaştım. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın parçalanma döneminde bu metin seçilmiş. Oyunda atadan miras kalan fabrikayı ele geçirmek isteyen, herkesin haklı olduğu bir ailenin çöküşüne tanıklık ediyoruz. Bunu o zamanki ölçek içinde Osmanlı Devleti’nin alegorisi gibi görebilirsiniz. 100 yıl geçtikten sonra bugün de yaşadığımız gündelik gerçeklik içinde benzer sorunların sürekli gündemde olduğu, herkesin kendi haklılığını savunup bir diğerin hakkını reddettiği bir ortamda yaşıyoruz.

Fikir sizden mi çıktı?

Evet. Bugüne kadar bu metin nasıl elime geçmemiş ve neden sahneye taşınmamış diye çok düşündüm. Şehir Tiyatrosu’na 100. yıl vesilesiyle bunu sahneye taşıyalım diye önerdim. Hemen paçaları sıvadık. 100. Yılın öneminin altını çizip, onunu anısına bir oyun sahneliyoruz.

BUGÜNÜN SEYİRCİSİNE ÖZEL

curuktemel003

Nasıl bir süreç oldu oyunu yeniden şekillendirmek?

Oyun 1996’da Genç Günler’de Osmanlıcadan Türkçeye çevrilerek okuma tiyatrosu şeklinde bir gösteri halinde sunulmuş. Bu çeviri bize ışık tuttu. Tabii oyuna bir restorasyon gerekiyordu. Çok fazla tekrar vardı ve uzun bir oyundu. Nostaljik bir şey yapmamak kaydıyla bugünkü seyirciye de ulaşmasını istedik. Estetikte bu 100 yıl farkını ortaya koyalım dedik ve yeni bir okuma geliştirdik. Bir modern tragedya formuna ulaştık diyebilirim. Korumaya çalıştığımız o eski dili modern bir yapının içine oturttuk. İlginç bir gösteri ortaya çıktı.

BİR DEVRİM NİTELİĞİNDE

Oyunun 1916’da sahnelenmesiyle ilgili olarak araştırmalar yaptınız mı? Nelere ulaştınız?

Darülbedayi’nin ilk kuruluş yılları, çalkantılı günler. Batılı anlamda tiyatronun seyircisi yok. İlk gösterimi matine-suare biçiminde oynamışlar. Birinde erkekleri diğerinde kadınları kabul ederek gösteri yapmışlar. Bu uyarlama bir devrim niteliği taşıyor. Buna inanmayan çok insan var araştırdığımız kaynaklarda: “Beceremezsiniz” diyorlar. Muhsin Ertuğrul ve çevresindeki akıl yandaşlarıysa bir an önce o Batılılaşma, modernite hareketinin ruhuyla “Biz bunu yaparız” iddiasıyla yola çıkıyorlar. Büyük bir gerilimle başlıyor oyun. Acaba beğenilecek mi diyorlar. Ve gerçekten büyük takdir kazanıyor. Oyunun başarısı devamını da getiriyor. Ve 100 yıllık bir kurumun çatısı da böylelikle ortaya çıkıyor. İsmi de manidar. İlk oyun nasıl oluyor da ‘Çürük Temel’ olur diyorlar ama bu temel 100 yıl dayandı.

Seray Şahinler / Akşam

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>