Vicdani Ret İçin Özgürce Dans Et

Dance-against-police-abuse[Gözde Kazaz’ın Yeşil Gazet’de yayınlanan haberini paylaşıyoruz.]

Bu cumartesi saat 14.00’te İstinye Park’ta ‘Çirozname’ şarkısı eşliğinde istedikleri gibi dans eden insanlar görecekseniz, bilin ki onlar vicdani ret hakkı için orada olacak. Söylemeye gerek varsa eğer; herkesin katılımını bekliyorlar.

Vicdani Ret Derneği, vicdani ret hakkı ve savaş karşıtı mücadeleye farklı bir eylem/etkinlikle katkıda bulunuyor. Bu haftasonu, İstinye Park’ta gerçekleşecek etkinlikle, Charles Cross’un yazdığı, Orhan Veli’nin çevirdiği ve Şerif Yüzbaşıoğlu’nun bestelediği ‘Çirozname’ şarkısı eşliğinde bir araya gelen insanlar istedikleri gibi dans edecekler.

AVM’yi politikleştirmek

Mekan seçiminin nedenini, etkinliği düzenleyen ekipten V. Metin Bayrak şöyle anlatıyor: ‘böyle politik eylemler genelde Galatasaray’da, İstiklal Caddesi’nde yapılır. Hem AVM’yi politikleştirmek, hem de soylulaştırılmış ve steril hale gelmiş bir alanda sesimizi duyurmak için İstinye Park’ı seçtik. Mekanı ve eylem biçimini değiştirmek için hareket ettik.’

Bu üç dakikalık eylemde, Orhan Veli’nin çevirisiyle Şerif Yüzbaşıoğlu’nun bestelediği, 1980 yılında Şenay’ın seslendirdiği ‘Çirozname’ parçası çalınacak. Nedenini, fikri ortaya atan sanatçı ve hak savunucusu Mehmet Atak anlatıyor:

“Çiroznameyi ben teklif etmiştim, arkadaşlar da benimsedi. Bir kaç nedeni vardı; bir sözleri, “Ben bu hikâyeyi düzdüm – basit mi basit / Kudursun bazı adamlar – ciddi mi ciddi/Ve gülsün diye çocuklar – küçük mü küçük”. Ayrıca Şerif Yüzbaşıoğlunun hem basit hem sağlam bestesi insanlara serbest salınım imkanı tanıyor. Şenay Yüzbaşıoğlu ise zannederim TC popüler müzik tarihinin en iyi vokallerinden biri.”

Şiddetsiz ve yaratıcı bir ‘öfkelenin’ çağrısı

Atak, bu eylem biçimini basitliği nedeniyle ve dikeyliği olmayan yeni örgütlenmelere örnek teşkil etmesi açısından seçtiklerini belirtiyor:“Aslında üzerimizdeki tek tipleştirici, tahakküm edici mekanizmalar ve onların militarist yöntemleriyle mücadelede, 80′lerde çoktan bitmiş olan “ideoloji”nin çapaklarıyla modernist sarmallar kurmak yerine çok daha basit, düz olgusal yöntemler daha doğru geliyor. İşin olgu bölümünü sınırladığınızda da o etkinlik/eylem için bir araya gelmiş insanların siyasi, iktisadi, dini, cinsel vb farklarının önemi kalmıyor. Yani cidden artık eskinin militarist örgütlenme ve eylem biçimleri yerine post-modernizmin de aşıldığı post-modern ertesi dönemde, Stephen Hessel’ın 15 sayfalık “Indignez-vous!”* kitapçığında teklif ettiği gibi sabitliği ve dikeyliği olmayan olgusal örgütlenmelerle (statükolaşamayacak) şiddetsiz, yaratıcı / sanatsal anti-militarist eylemlerle sistemin insan aleyhine yerlerini tek tek işlevsizleştirerek dönüştürmek herhalde elimizde olan.

“Dans en eski iletişim formu”

“Dans alt-vahşet çağından beri, daha üst-barbar çağ sonunda bulunan fonetik alfabeden çok önce insanlar arasında iletişimi ve insanların akıl erdiremedikleriyle kurmaya çalıştıklarına dair en eski iletişim formu. Burada dans derken bir koreografi değil her bireyin kendilerine ait hareket salınımları mevzubahis olan. “

Herhangi bir sloganın olmayacağı, herkesin özgürce hareket edeceği ‘Vicdani Ret için Dans et’ öncesinde, giydikleri tişörtle mesajını vermek isteyenler için bir masa açıldı. 4 Nisan’a (yarın) kadar Mis Sokak 17/A’da bulunan Şuur 6 isimli mekanda bulunan tişört ve boyalarla kendi sözlerini ve desenini aktarabilir. Fakat etkinlikle herhangi bir tişört giyme mecburiyeti bulunmuyor. Etkinl 5 Nisan cumartesi saat 14.00′te İstinye park’ta.

Çirozname’yi buradan dinleyebilirsiniz:

* Stephane Hessel, ‘Öfkelenin!’, Cumhuriyet Kitapları

Yeşilgazete

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>