Belediyenin ‘Ayakkabı Kutusu’ Korkusu

933499_detayÖzgürefe Özyeşilpınar hakkında, ‘sahnede ayakkabı kutusundaki 4.5 milyon doları protesto etti’ iddiasıyla soruşturma açıldı. Çalıştığı tiyatrodan kovuldu.

Taksim’de AKM’nin önünde buluştuk Özgürefe Özyeşilpınar’la. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü 2000 yılı mezunu olan genç oyuncuyla, 2006’da Leyla ile Mecnun müzikaliyle dahil olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda yaşadığı olayı konuştuk.

Repliği unuttum

Önce sahnede söylediklerinizi konuşalım. Malumunuz 17 Aralık’ta ülkemiz büyük bir şok yaşadı. O tarihten beş gün önce de 12 Aralık’ta babamı kaybederek öncü şoku zaten yaşamıştım. Yazılı ve görsel basın, sürekli 17 Aralık olaylarını yansıtırken, herkes gibi ben de etkilendim. 19 Aralık’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kağıthane Sahnesi’nde Fareli Köyün Kavalcısı oyununu sergiledik. Ben belediye başkanı rolüyle çıktım sahneye. Tüm oyuncuların bildiği gibi, sahnede ‘trak’ gelmesi diye bir olay vardır. O anda repliğiniz birebir, yazıldığı gibi aklınıza gelmez, takılırsınız. Oyunun akması için de bir şeyler söylersiniz…

Ne söylemeniz gerekiyordu ve siz ne söylediniz?

Belediye başkanı rolündeyim ve askerlerim var ‘çatlak’, ‘patlak’ adlarında. Kavalcının parası ödenmediği için, askerlerime şöyle seslenmem gerekiyordu: ‘Çatlak, patlak hemen eve gidin, kasadan ipek kese içinde bin altını alıp buraya getirin.’ Ben o anda trak geldiği için şöyle dedim: ‘Çatlak, patlak hemen eve gidin, kasadaki kutudan…’ dedim, kaldım, sonra da ‘Bin altını alıp buraya getirin’ diye tamamladım. Birden büyük bir alkış koptu salonda. Dakikalarca alkışlandık. Bütün oyuncular ve ben bu büyük alkış karşısında şaşırdık. Oyun sonrasında acaba alkışlar trak nedeniyle beni yüreklendirme adına mıydı yoksa gündem yüzünden miydi diye merak ettik.

Bu olay nasıl duyuldu, nasıl yankılandı ve size nasıl geri döndü?

Oyunu izleyenler arasında bir gazeteci de varmış. Olanlar onun kanalından duyuruldu ve ardından olay büyütülürek ‘Ayakkabı kutusuyla tiyatroda eylem yapıldı’ denildi. Twitter’da yankılandı.

Arkadaşlarım şahittir

Siz ‘kutu’ mu dediniz, yoksa ‘ayakkabı kutusu’ mu dediniz?

O an sahnede olan arkadaşlarımın hepsi ‘kutu’ dediğime şahittir. Bütün bunlara rağmen bana sorulan ilk soru şu oldu: ‘Ayakkabı kutusunda sahneye para çıkartmışsın, doğru mu?’ (Gülüyoruz).

Hemen işinize son mu verildi?

İlgili olduğum oyunlardaki görevlerim alındı. Onlar, ‘Ortalık durulsun, tekrar başlarsın’ dediler ama öyle olmadı. İstanbul Şehir Tiyatrosu Sanatçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Levent Üzümcü, hep yanımda oldu. SGK dökümlerine bakılınca, 15 Ocak itibarıyla istifa ettiğim ortaya çıktı.

İstifa mı etmiştiniz?

Elbette istifa etmedim ama öyle göstermişler. Kısacası, 15 Ocak tarihinde işime son verildi. Ben de 10 Mart itibarıyla Şehir Tiyatroları’nı mahkemeye verdim. Bu konuyla ilgili ayrıntıları avukatım Serra Kadıgil açıklayabilir.

Ne istiyorsunuz?

Adalet istiyorum. Adalet yerini bulsun, yeter.

Şimdi ne yapıyorsunuz?

Sudan çıkmış balık gibiyim. Oyunculukla ilgili iş arıyorum. Çünkü biriken borçlarım var. Yaşadığım şu dönem çok kötü de olsa umudumu kaybetmedim.

Sözleşmeli çalıştım

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na gidiyor musunuz?

Sekiz yıldır sözleşmeli olarak çalıştığım tiyatroda ustam Orhan Alkaya’nın gönüllü asistanlığını yapıyorum. Aliye Uzunatağan’ın tek kişilik oyununda benim de emeğim olacağı için mutluyum. Ama Erhan Yazıcıoğlu’nun vedasını duydum, çok üzüldüm. Böyle ustaların gitmesi 100 yıllık Şehir Tiyatroları için büyük kan kaybıdır.

Özgürefe Özyeşilpınar’ın avukatı Serra Kadıgil de şu açıklamayı yaptı: “Özgürefe Bey, sözleşmeli olduğu için böyle bir uygulamaya maruz kaldı. Şayet Şehir Tiyatroları’nın kadrolu oyuncusu olsaydı durum farklı gelişebilir, sadece bir ihtarla kurtarabilirdi.”

Gerçek Gündem

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>