Vatslav Nijinskiy Bale Sanatında Bir Devrim Yarattı

Репетиция балетного спектакля "Весна священная"“Kuş Adam”, “Hava Kralı” ve “Dans Tanrısı”, erkek dansı ve bizzat bale sanatı anlayışını değiştiren Rus bale sanatçısı Vatslav Nijinskiy’e verilen adların sadece küçük bir kısmı. Dahi Rus dansçısı, 12 Mart’ta 125. doğum yıldönümünde anılıyor.

Elbette, Vatslav Nijinski’nin nasıl dans ettiğini görenler bugün artık yok. Nijinski’nin sanatının doruğa ulaştığı 1910’lu yıllarda film çekimleri artık erişilebilir bir hale gelmişse de bu bale sanatçısı hakkında tek bir film bile yapılmamıştı. Çünkü Nijinski’nin meşhur emprezaryosu Sergey Dyagilev, Vatslav’ın danslarının filme alınmasını yasaklıyordu. Dyagilev, Nijinski’nin dünya genelindeki akıl almaz ününü yüzyıllarca yaşayacak bir efsaneye dönüştürmek istiyordu. Öyle bir efsane ki, kimsenin onun hareketlerini ufak bir noksan bulmak amacıyla inceleyip eleştirmeye kalkışacak hakkı olmayacaktı. Bugün de her bir bale sanatçısı için en büyük ödül, onun Vatslav Nijinski’ye benzetilmesidir. Dünyaca ünlü Rus dansçısı Vladimir Malahov, sıkça “İkinci Nijinskiy” olarak adlandırılıyor. 2002’de Nijinskiy Ödülü’nü kazanan Malahov, vakti ile Vatslav Nijinskiy’in parlak başarılar kazandığı sahnelere defalarca çıkıyordu. Malahov bununla ilgili olarak şunu söyledi:

“Nijinskiy’in nasıl dans ettiğini bilmiyorum, nasıl dans ettiğini görmedim. Ancak fotoğraflarına bakarak dansı hakkında yorum yapabilirim. Fakat bu balelerde dans ederken hemen Nijinskiy’in bulunduğu âleme düşüyorum.”

Nijinskiy’in âlemi, öncelikle Rus yenilikçi koreograf Mihail Fokin’in kendisi için sahneye koyduğu balelerdi. Aralarından en önemlisi, İgor Stravinski’nin “Petruşka” balesiydi. Nijinskiy, bu balede, sevmek, acı çekmek ve kuklacısına öfkelenmek gibi duygulara sahip bir bez oyuncak rolünü oynuyordu. Bu, belki de dünya sahnesinde sergilenen baleler içinde en Rus olanı, Nijinskiy’in öteki-beni olmuştu. Fokin ile birlikte koreografide gerçek bir devrim yaratmıştı. Daha önce erkekler, sahnede sadece kadın dansçıları “çevreliyordu”, yani balerine destek göstermek ve balerinin dönmesine yardım etmekle yetiniyordu. Bu yüzden erkek dansçılara, 20. yüzyılın başlarında “balerinlerin koltuk değneği” deniliyordu. Sadece Nijinskiy’in gelişiyle tam kapasiteli erkek dansı ortaya çıkmıştı. Bu dans, duygusaldı ve üstün ustalıkla yapılıyordu. Erkekler, görülmedik yüksek sıçrayışlar yapıyordu. Nijinskiy, bu alanda aşılmaz bir ustaydı ve dokunduğu her şeyi değiştiriyordu. Daha Sankt-Petersburg’daki Mariinskiy Tiyatrosu’nun genç solistiyken bale gardırobunu tamamen değiştirerek yalnız kolet adlı çok kısa bir ceket giyerek sahneye çıkmıştı.

Nijinskiy, 1913’te artık bir koreograf olarak Stravinski’nin “Kutsal Bahar” balesini sahneye koyarak seyirciyi daha fazla şoke etmişti. İsteği üzerine dansçılar ayak uçlarını içeri çevirerek sahnede hantal biçimde hareket ediyordu. Bu balenin Paris’te yapılan galası, bir skandal olarak tarihe girmişti. Seyirciler ikiye bölünmüştü ve gerçek kavgalar yaşanmıştı. Birçokları diş doktorlarına başvurmak zorunda kalmıştı. Dünyada Coco Chanel olarak ün kazanan Gabriel Chanel, “En iyi moda evlerinin zengin müşterilerinin böyle kavga edebileceği aklımın ucundan bile geçmezdi” diye yazmıştı.

Bugün dünyada Nijinskiy’e ün kazandıran balelerin yanı sıra bizzat Nijinskiy hakkındaki baleleri izlemek de mümkün. Vatslav Nijinskiy’in ününün yaşatılmasına, seçkin Fransız koreograf Maurice Bejart ve Alman meslektaşı John Neumeier’in büyük katkısı var. Nijinskiy hakkında kitaplar yazılıyor, oyunlar sahneleniyor ve filmler çekiliyor. Hemen hemen tüm kitaplarda ve oyunlarda “Tanrının Klonu” ifadesi tekrarlanıyor. Bilindiği gibi Vatslav Nijinskiy, kendisini “Tanrının Klonu” olarak adlandırıyordu.

ruvr

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>