Bu Bir Demokrasi Oyunudur

bu-bir-demokrasi-oyunudur-5113-669x321Tiyatro DOT’un sahnelediği “Dövüş Gecesi” seyircinin verdiği oylara göre yön değiştiren bir oyun. Yerel seçimlere sayılı günler kala demokrasi ve seçim hakkında sorgulayıcı bir yapım.

Türkiye şuan yerel seçimlere hazırlanıyor. Hatta seçime sayılı günler kaldı. Afişler, mitingler, sloganlar, tartışmalar… Her şey bizi daha iyi “temsil” edecek adayı belirlemek için.

Peki, kısa bir süre için de olsa adayları tanımak ve onları kendi sorularınızla irdelemek istemez miydiniz?

Alexander Devriendt’in yazdığı ve Tiyatro DOT tarafından sahnelenen Fight Night\Dövüş Gecesi seyircilerin katılımı ve oy birliğiyle bir aday seçme yarışını anlatıyor.

Oyun, o gece verilen oylara göre yön değiştiriyor ve tam bir yarışma formatında dizayn edilmiş. Salona girerken verilen elektronik butonlarla seyirciler oy kullanırken oyuncular da birer yarışmacı gibi sahnedeki yerlerini alıyor ve şov başlıyor.

İlk etapta seyircilerin demografik özellikleri için çeşitli sorular yanıtlanıyor. Kaç kadın ya da erkek var? Hangi yaş aralığındalar? Gelir durumları ne..?

SONUÇTA KAZANAN BİR KİŞİ

Daha sonra isimlerini ekranda gördüğümüz kişilere, numaralarını takiben oy kullanıyoruz. Kimi, neden, niçin seçtiğimizi bilmiyoruz. Seçme işlemi bittikten sonra kişiler kendilerini tanıtıyor ve bizlerden oy istiyorlar.

Oyun bir yarışma gibi tasarlandığı için en düşük oy alan aday sahneyi terk ediyor. Daha sonraki etaplarda da gecenin kazananı bulunana kadar adaylar belli kavramlar üzerinden kendilerini tanıtıyor, bazen ittifaklar olsa da sonuçta kazanan bir kişi oluyor.

Bu oyun aslında sadece içinden geçtiğimiz dönemin değil, tarih boyunca bize hiç de yabancı gelmeyen bir sistemin canlandırması. Adaylar önümüze gelir, belli değerler sıralanır ve biz de onları seçeriz. Aslında tüm olay bundan ibaret… Peki, bu adaylar gerçekten bizi temsil ediyor mu?

ÇOĞUNLUĞUN SEÇİMİ

Oyunda “çoğunluğun” oy verip de bir adayda olmasını beklediği özelliğin, oyunun ilk başında diskalifiye edilen adaya ait olması, sistemin işleyişindeki en önemli ipucu. İlk etapta gönderilen bu aday, salonun çoğunluğuna daha çok hitap ediyor olsa da, daha ilk baştan yarışı kaybediyordu. Tıpkı daha iyi bir dünya için mücadele eden insanların, “çılgın projeli” adaylar karşısında kaybetmesi gibi.

Oyunun, seyirci katılımlı olması her oyunda oluyor mu bilinmez ama seyircinin sahneyi dahi işgal etmesi, tüm bu atmosferi hem gerilimli hem de eğlenceli bir hâle getiriyor.

Öyle ki sahnedekilerin bir süre sonra ki kendi isimleriyle sahnedeler, gerçekten seçim için yarışan adaylar olduğuna inanıyorsunuz.

Bir demokrasi eleştirisi olan oyunun finalinde seçilen adaydan kimsenin memnun olmadığını söylemekte de fayda var…

Taraf

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>