Hüseyin Avni Danyal “Perde” Dedi

tiyatro_1238246135[Mustafa Sürmeli’nin Gazete Kadıköy’de yayınlanan haberini paylaşıyoruz…] Sanatseverlerin yakından tanıdığı, tiyatroya, kısacası sanata yıllarını veren bir isim artık Kadıköy’de. 1985 yılında tiyatroya adım atan, 2000’li yıllarda geldiği İstanbul’da da sanat çalışmalarını sürdüren Hüseyin Avni Danyal başarısını ödüllerle perçinledi. Televizyon yapımlarının da önemli yüzleri arasına katılan Danyal, canlandırdığı karakterlerle halkın beğenisini kazandı. Onlarca oyunda rol alan, bazılarını yöneten, dizilerde çeşitli karakterleri canlandıran Hüseyin Avni Danyal şimdi Kadıköy’de açtığı “Tiyatro Seyirlik” adlı salonunda seyircisiyle buluşuyor. Danyal, sanatçı ve sanatseverlere kapısını açtığı tiyatrosunu Kadıköy’ün sanat merkezlerinden biri yapmayı hedefliyor. Duygularını Gazete Kadıköy ile paylaşan Hüseyin Avni Danyal bakın sorularımızı nasıl cevapladı:

 -Kadıköy’de bir tiyatro salonu açma fikri nasıl oluştu?

Açıkçası Tiyatro Seyirliği kurduğumdan beri uzun zamandır salon sorunum vardı. İstanbul’un çeşitli bölgelerinde birçok salon var, özellikle özel tiyatrolar. Salon sorunu yaşamaya başlayınca ve salonların kiralama ücretleri biraz tuzlu olmaya başlayınca yer arayışına girmiştim. 2-3 yıl önce Kadıköy’de gerek Halk Eğitim Merkezi’nde gerek Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerek Kozyatağı Kültür Merkezi’nde oyunlarımı oynamıştım. Onun için de Kadıköy halkının tiyatroya ilgisinin daha farklı olduğunu düşünüyorum ve özellikle Kadıköy’de böyle bir yeri bulduğum için çok mutluyum.

 -Kadıköy’ün sanat potansiyeli bu kararınızda ne kadar etkili oldu?

Kadıköy artık bir sanat semti olmaya başladı. Tiyatroyu inşa ederken, daha doğrusu sıfırdan bir mekânı dönüştürürken mahallenin eski sakinleriyle görüştüm. Bu bölgede, 50’li-60’lı yıllarda yaklaşık 14-15 tiyatro olduğunu öğrendim. Şimdi de Bahariye’den Moda’ya doğru tiyatrolar var. Tiyatro kültürü olduğunu bildiğim için açıkçası Kadıköy olmasına sevindim. Kadıköy Belediyesi’nin de açtığı müzeler, kültür merkezleriyle Kadıköy bir kültür-sanat merkezi. Bu nedenle salonumun Kadıköy’de olmasından memnunum.

 -Tiyatro Seyirlik olarak mekân ve sanat boyutunda nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Salona gelip görenlerin beğendiklerini ve çok keyif aldıklarını söylemeleri-ki buna Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de dâhil-bana keyif veriyor. Güzel bir iş yapmışım diye düşünüyorum. Bunu seyircilerle paylaşmak lazım. O koltuklar, o sahne, o fuar alanları ancak seyirciyle güzelleşecek. Tiyatronun 3 değişmezi vardır: Metin, oyuncu ve seyirci… Geçtiğimiz yıl Aralık ayının 7’sinde açtık. Kadıköylülerin ilgisini bekliyoruz. Biz de elimizden geldiği kadar onların beğeneceği oyunları sunacağız.

 -Yaşamda sanatın rolü sizce nedir?

Sanat önemli. Sağlık ocağı insanların sağlığını düzeltir, tedavisini yapar, ilacını verir. Biz de burada insanların ruh sağlığına hitap ediyorum. Tiyatro ruh sağlığını rahatlatan insanın düşüncesini, zihnini farklı açılarla olaylara farklı bakmaya yönlendiren bir sanattır. Onun için de ben buraya sağlık ocağı mantığıyla bakıyorum.

 -Tabii ki tüm ödüller sizin için değerlidir. Unutamadığınız ödül var mı?

Tabii ki ilk aldığınız ödül önemlidir. Sonra birkaç kez daha alırsınız ama oyuncu olarak söyle düşünün. Ben profesyonel oyunculuk yaşamıma 1985 yılında başladım. 17-18 yılın ardından ilk defa en iyi erkek oyuncu ödülünü alıyorsunuz. Diğerlerini unutabilirsiniz ama ilk aldığınız ödülün anlamı çok büyüktür.

-Hangi özelliğinizin size bu ödülleri kazandırdığını düşünüyorsunuz?

İyi bir tiyatro eğitimi aldığıma inanırım. Çok iyi bir eğitimden ve çok iyi hocalardan yetiştiğime inanırım. Belki de artık oyuncu haline geldikten sonra ödüller başlıyor. Çünkü oyunculuk da bir oto tamirhanesinde çalışmak gibidir. Çıraklıkla, kalfalıkla başlarsınız sonra ustalığa gelirsiniz. Yani 51 yaşında bir oyuncu olarak yaklaşık 27-28 yıldır da sahnedeyim. Sağolsunlar takdir ediyorlar, övgüye değer buluyorlar. En iyi erkek oyuncu ödülünü veriyorlar. Her aldığınız ödül bir sonraki işinizde size biraz daha fazla sorumluluk yüklüyor.

 -En çok neyi özlüyorsunuz?

Arkadaşlarımı özlüyorum bizim o beraber büyüdüğümüz arkadaşlarımızla yan yana geldiğimiz sohbetlerimiz halen var. Hiç değişmedi.

 -Canlandırdığınız rollerin etkisinde kalıyor musunuz?

Ben her zaman şöyle bir oyuncu olmuşumdur. İş bittiğinde ben fişi çekerim. Gündelik yaşamımda da sahnedeki hayatı sürdüremem. Düşünsenize her bir oynadığınız karakterin yapısıyla günlük hayatınızı sürdürdüğünüzü. Etrafınızda sizin hangi karakterde olduğunuzu anlayamayan eşiniz, çocuğunuz ve arkadaşlarınız vardır. Ama bütün bunların dışında bir Hüseyin Avni vardır gündelik hayatını sürdüren. Özetle eve iş getirmem.

 TİYATRO SALONUNDA DA SETLERDE DE BAŞARILI KARİYER

1962 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Hüseyin Avni Danyal 1985 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro-Oyunculuk Bölümü’nü tamamladı. Ankara Devlet Tiyatrosu’ndaki sanat çalışmalarının ardından 1988-94 yılları arasında Bursa Devlet Tiyatrosu’nda sanat yaşamını sürdürdü. 2001 yılında Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı. 2009’da Güz Sancısı adlı televizyon yapımında Kenan rolünde görev aldı. Pek çok televizyon yapımında canlandırdığı karakterlerle beğeni kazandı. Kurtlar Vadisi Pusu filmindeki Yalçın Bulut karakteri seyirci tarafından yakından takip edildi. “Azizname” ile “Asiye Nasıl Kurtulur” Hüseyin Avni Danyal’ın yönettiği oyunlar arasında.

GazeteKadıköy

Yorum


işlemi tamamlayınız:


− beş = 0

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>