Çehov Haftası Başkent’te Başlıyor

imagesModern kısa öykülerin kurucularından Rus tiyatro yazarı Anton Çehov, “Çehov Haftası” ile 18-23 Şubat’ta tiyatro severlerle buluşacak.

Bu yıl ilk kez hayata geçirilen oyun haftalarının ikincisi kapsamında, Çehov’un “Üç Kız Kardeş”, “Martı”, “Sevgili Doktor”, “Çehov Makinası”, “Vişne Bahçesi” ve “Vanya Dayı” ve “Ayı/Teklif” oyunları başkentte sahne alacak.

“Sevginin Bedeli” balesi bugün, “Don Giovanni” operası ise yarın sezonun son temsiliyle izleyiciye selam verecek.

Devlet Tiyatroları 22, Devlet Opera ve Balesi ise 5 eser ve 1 konserle seyircinin karşısına çıkacak.

Başkentte bu hafta gerçekleşecek kültür sanat etkinliklerinden bazıları şöyle:

Tiyatro

75. Yıl Sahnesi:

Semih Sergen’in yazıp yönettiği “Mevlana Aşk ve Barış Çığlığı” ise bugün ve 15 Şubat’ta izlenebilecek. “Euridice’nin Elleri”, 19 Şubat’ta sahnelenecek. Uğur Çavuşoğlu’nun rol aldığı oyunun dekor ve giysi tasarımı Başak Özdoğan, ışık tasarımı Osman Uzgören, müzikleri ise Ayşe Önder’e ait. Eser, aynı çatı altında yaşamalarına rağmen birbirlerini tanıyamayan insanların bencillikleri, beşeri zaafları ve anlayışsızlıklarının evlilikleri nasıl iflasa sürüklediğini anlatıyor.

Akün Sahnesi:

Cem Emüler’in yönettiği ve Erdal Beşikçioğlu’nun rol aldığı “Bir Delinin Hatıra Defteri” ise 13, 14 ve 15 Şubat’ta temsil verecek. “Keloğlan Keleşoğlan”,16 Şubat’ta minik tiyatro severlerin beğenisine sunulacak.

Anton Çehov Haftası kapsamında İstanbul DT’nin sahneleyeceği “Çehov Makinesi”, 18, 19 Şubat’ta izlenebilecek. Eserde, bir yazarın yaşam ve ölümü arasındaki döngüde, kendisinin ortaya çıkardığı karakterlerle buluşması işleniyor.

Altındağ Tiyatrosu:

Hayatlarının sonbaharında iki insanın ego çatışmaları ve umut eksenindeki yaşamlarının anlatıldığı “Ramiz ile Jülide”, Refik Erduran’ın kaleminden, Ali Hürol’un rejisiyle bugün, yarın, 15 ve 16 Şubat’ta görülebilecek.

6-12 yaş izleyiciler için tavsiye edilen “Miyhavlar Tiyatrosu”, 14 ve 16 Şubat’ta sergilenecek.

Anton Çehov’un kaleme aldığı, erkek ve kadın çatışmalarını konu edinen “Ayı/Teklif”, 18 ve 19 Şubat’ta görülebilecek.

Büyük Tiyatro:

Ali Berktay’ın yazdığı ve Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği “Kerbela”, 14 ve 16 Şubat’ta temsil verecek. Oyunda, İslamiyet’in kuruluşunda var olan demokratik ögelerin yok edilmesi, hilafetin saltanatlaşıp Doğu’nun klasik devlet yapılanması ve şeriatın bu saltanat-devlet anlayışının resmi doktrini haline gelmesi, din kisvesi arkasında, inançların yerini çıkarların almasına duyulan tepkinin ve direnişin öyküsü anlatılıyor.

Cüneyt Gökçer Sahnesi:

“Kösem Sultan”, hafta boyunca sahnelenecek. Turan Oflazoğlu’nun kaleminden, 100’ü aşan oyuncuyla sahneye taşınan eserde, Sultan 4. Mehmet döneminde, Kösem Sultan ile oğlu tahta geçen Turhan Sultan’ın iktidar çekişmelerini anlatılıyor.

Anton Çehov’un yazdığı, Ataol Behramoğlu’nun çevirdiği, Olga, Maşa ve Irina’nın yaşamını anlatan “Üç Kız Kardeş”, 18 ve 19 Şubat’ta Ankaralı seyircinin karşısına çıkacak.

Küçük Tiyatro:

Çocuk müzikali “Karlar Kraliçesi”, 13 ve 16 Şubat’ta izlenebilecek. Necip Fazıl Kısakürek’in yazdığı, Özer Tunca’nın yönettiği “Para”, bugün, yarın ve 15 Şubat’ta perde açacak. Parayı ve çıkarlarını her şeyin üstünde tutan duygusuz bir bankerle onun kadar menfaatçi çevresinin cinayete kadar giden, karanlık maceralarının anlatıldığı oyunda, Mesut Turan, Zeynep Aytek Metin, Kader İlhan, Neşet Ertem, Ercan Eker, Mehmet Akay, Kayhan Sarıgöllü, Demet Bölükbaşı, Gökçe Yurtsal, Mehmet Tekatlı, Petek Ocakçı ve Ali Çakır rol alıyor.

Anton Çehov’un 1904 yılında kaleme aldığı, son eseri “Vişne Bahçesi”, 18-19 Şubat’ta temsil verecek. Yazıldığı günden bu yana bütün dünyada defalarca sahnelenen, sinema uyarlamalarıyla dikkat çeken oyun, Gerçekçi Tiyatro akımının en önemli eserleri arasında gösteriliyor. Oyun, değişen dünya düzeni karşısında, varlık alanlarını korumaya çalışan feodal kökenli aristokrat bir ailenin ve yakın çevresinin dağılma süreci ekseninde, Rusya’nın yüzyıl başındaki değişimini gözler önüne seriyor.

Oda Tiyatrosu:

Gülşen Karakadıoğlu’nun kaleme aldığı, konusunu 12 Eylül’ün dramını bugünkü hayatlarında da yaşayan iki kadını anlatan “Nehir”, bugün, yarın, 15 Şubat’ta seyircinin karşısına çıkacak.

Anton Çehov’un bilinen başka bir eseri “Kuğunun Şarkısı Bir Evlenme Teklifi”ni, Yılmaz Gruda’nın çevirisiyle Ankara DT sahneleyecek.

Stüdyo Sahne:

Sönmez Atasoy’un yazdığı, DT Genel Müdürü Mustafa Kurt’un yönetmenliğini üstlendiği ve Okan Şenozan’ın rol aldığı “Bizim Yunus”, 14 ve 16 Şubat’ta seyirciyi selamlayacak.

Anton Çehov’un kaleminden Ataol Bahramoğlu’nun çevirisi ve Erhan Gökgücü’nün rejisiyle “Vanya Dayı”, 18 ve 19 Şubat’ta seyirciyle buluşacak. Eser, Çarlık Rusya’sının çöküş döneminde çiftlikte yaşayan bir ailenin güncel ve önemsiz olaylarla boğuşurken geçirdikleri bunalımları, içine düştükleri komik durumları yansıtıyor.

İrfan Şahinbaş Sahnesi:

“Bernarda Alba’nın Evi”, bugün ve 15 Şubat’ta izleyiciyle buluşacak. Fredico Garcia Lorca’nın kaleminden, Turan Oflazoğlu’nun çevirisiyle ve Ayşe Emel Mesci’nin rejisörlüğünü yaptığı eser, 1936 yılında İspanya iç savaşı dönemi öncesinde, toplumda yaşanan kaosun bir eve yansımasını ve İspanyol köyündeki töreyi konu ediniyor. Oyunda, Aysel Çakar Kara, Serpil Gül, Mehtap Öztepe, Miraç Eronat Erbil, Şeyda Akova Balcıoğlu, Sükun Işıtan, Eda Yılmaz Yener, Ayşe Şivekar Sungur, İpek Atagün Gezener, Okan İrkören, Nalan Erkovan Uzun, ve Neslihan Derya Demirel’in de aralarında bulunduğu kalabalık bir oyuncu kadrosu sahne alıyor.

Çocuk oyunu “Horoz Adam ve Korsan”, 16 Şubat’ta küçük sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Birbirinden bağımsız 8 kısa oyundan oluşan iki perdelik “Sevgili Doktor”,18 ve 19 Şubat’ta temsil verecek. Hassas ve akıllı insanların yaşamlarını nasıl güzelleştirebileceği konusunda çözümler tutamı sunan, insanların güçlerini ve güçsüzlüklerini soruşturan, sınıfsal ayırımları ele alan, sömüreni ve sömürüleni anlatan trajikomik oyun, Neil Simon’un sahneye uyarladığı Çehov’un öyküleri “İnsanlık Hallerini” hem sevgiyle hem de güldürerek sunuyor.

Şinasi Sahnesi:

“Hayvan Çiftliği”, hafta boyunca temsil verecek. Rus Gerçekçiliği’nin en önemli yazarı Anton Çehov’un klasikleşmiş eserleri arasında yer alan “Martı” (1895), Bursa Devlet Tiyatrosu tarafından ilk kez sahneleniyor. 19. yüzyıl sonu Rusya’sında geçen oyun, Moskova’dan uzak taşra hayatının sıkıntılı atmosferinde yüzyıl sonu çöküntüsüne odaklanıyor.

Opera-Bale

Opera Sahnesi: Bestesi ve librettosu Muammer Sun’a ait, bir padişahın 4 eşinden biri ile genç bir adamın yaşadığı aşkı anlatan”Sevginin Bedeli” balesi bugün, Mozart’ın, çapkınlıklarıyla ünlü Don Juan’ın öyküsünden etkilenerek bestelediği “Don Giovanni” operası ise yarın sezonun son temsiliyle sanat severlerin karşısına çıkacak. Shakespeare’in aynı adlı tragedyasından Verdi’nin operaya aktardığı “Macbeth”, 17 Şubat’ta temsil verecek.

Operet Sahnesi: Uzeyir Hacıbeyli’nin 100 yılı geride bırakan müzikal komedisi “Arşın Mal Alan”, 16 Şubat’ta seyredilebilecek. ADOB’un ses sanatçıları “Türkünün Öyküsü” adlı konserle 18 Şubat’ta sahne alacak.

Leyla Gencer Sahnesi: Nasreddin Hoca’nın fıkralarından çocuklar için operaya aktarılan “Nasreddin Hoca” 16 Şubat’ta izlenebilecek.

-CSO

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 14 Şubat’ta, Şef Alexander Vakoulsky yönetiminde sahne alacak.
CSO Konser Salonu’ndaki konserde, Alexander Rudin “viyolonsel” solisti olarak seyirciyi selamlayacak. Programda, Mikhail Ivanoviç Glinka’nın “Ruslan ve Ludmilla Uvertürü”, Dmitri Kabalevski’nin “Viyolonsel Konçertosu Re majör No:2″ ve Igor Stravinski’nin “Petruşka” adlı eserleri seslendirilecek.

-BSO

Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO), 14 Şubat’ta “Sevgililer Günü Konseri” ile Işın Metin’in şefliğinde performans sergileyecek.
Behzod Abduraimov’un solistliğinde Bilkent Konser Salonu’ndaki gerçekleşecek konserde, Mendelssohn’un “Piyano Konçertosu No.1, Sol minör Op.25 ve Rachmaninov’un “Senfonik Danslar, Op.45″ adlı eserleri icra edilecek.

Cermodern

Kullandığı endüstriyel malzemeleri minimalist bir tavırla yorumlamasının yanı sıra Paris’in dinamik sanatçı inisiyatifi Plateforme Paris’de Ludovic Bernhartd ile gerçekleştirdiği ‘Rank 1+1′ projesi ile Paris basınında dikkatleri çeken Can Ertaş’ın hareket kavramını irdelediği “LinearMovement / Doğrusal Hareket” sergisi görülebilecek.

“Müphem, Sarhoş, Köpek!” adlı politik sergi hafta boyunca görülebilecek. Müphem, sarhoş ve köpek kelimeleri üzerinden metaforlarla ilerleyen sergi, farklı sanat inisiyatiflerinden katılımcıları, akademik kökenli ya da serbest çalışan sanatçıları da bir araya getiriyor.

Haberciniz

TÜM YAZARLAR >>

TÜMÜ >>