“Musahipzade ile Temaşa” Oyunu Ardından Bir Drama Çalışması

Nedim Buğral

BGST’nin “Musahipzade ile Temaşa” isimli oyununu izleyen çocuklarla gerçekleştirdiğim bir drama çalışmasının notlarıdır.

Oyunu okulumuzun bütün beşinci sınıf öğrencileri (çoğu 12 yaşında) izledi. Festival programında sabah 11.00’da oynanan oyunda öğrencilerim dahil yaklaşık 150 izleyici vardı. Yeri gelmişken belirtmeliyim ki Tayyare Kültür Merkezi’nin tıka basa doldurulmaması organizasyon adına oldukça güzel bir gelişmedir. Aşağıdaki çalışma oyunu izleyen öğrenciler arasından okulumuzun tiyatro kulübüne devam eden 13 öğrenci ile gerçekleşti. Bu öğrencilerin neredeyse tamamı daha önceki yıllarda kendileri de sahneye çıkmış, yaşıtları arasında tiyatroya ilgisi ve deneyimi daha çok olan öğrencilerdir. Bu çalışma öğrencilerimizin tiyatro kulübü saatinde, okulun drama odasında ve oyunu izledikten iki hafta sonra uygulandı.

Çalışmanın birinci adımında çocuklardan oyundan en çok akıllarında kalan bir şeyin donuk imgesini yapmalarını istedim. Çalışmaya katılan onüç öğrenci de birbiri ile konuşmadan, hepsi birbirinden farklı aşağıdaki onüç şey oldular.

Panonun üstünden bakan kız, davulcu, tavla oynuyormuş gibi yapmak, adam olduğu yerde koşarken, hamamcı, kabadayı, adam koşuyor, bekçi, komşu konuşması, klarnet çalan kız, pis esnaf, aşık kafes önü, şapkalı adam.

Her öğrenci kendi yaptığı imgeyi yüksek sesle söyledi ve ikinci defa aynı çalışmayı yapacağımızı, ilk yapılanları yapmadan yeni bir şey yapmalarını istedim.

Raks eden kadınlar, askıdaki aksesuarların değişikliği, pastavla bekleyen kadın, alttan çıkan tesisatçı, deli Arif, kız kılığına giren bıyıklı adam, baharatçı, terzi.

Bu sefer sekiz imge ile çalışmaya devam ettik. Üçüncüye aynı çalışmayı tekrarladık.

Anlatıcı, koltukçu, ayakkabıcı, vezir, sarhoş, Fransız elçisi.

Bu sefer de yedi imge ile çalışmaya devam ettik. Bu çalışma da bize gösterdi ki çocuklar oyunun üzerinden iki hafta geçmesine rağmen neredeyse oyunun her sahnesinden bir durumu yada kişiyi hatırlıyor, grubun yarısından fazlası ikinci ve üçüncü tekrara da kolaylıkla yeni bir şey bulabiliyorlar. Bu da oyunun içindeki göstergelerin ne kadar çok ve çocukların akıllarında kalacak etkide olduğunu gösteriyor.

İkinci adımda oyunda anlatılan kişinin ismini bir kağıda yazmalarını istedim. Çocukların yazdığı isimler aşağıdaki gibidir:

Cemal, unuttum, tiyatro yazan kişi, bilmiyorum, Celal, bilmiyorum, bilmiyorum, Hasan, unuttum, Nazım Hikmet, Cahit veya Cavit, Cevdet, unuttum. Bu çalışmadaki yaş grubu ve çalıştığım gruptaki öğrenci sayısının onüçle sınırlı olması bir genellemeye varmamı engeller fakat oyunun isminin çocuklarca hatırlanamadığını en azından çalıştığım grup için söyleyebilirim.

Üçüncü adım; öğrencilerden üçerli gruplar oluşturmalarını istedik, oyundan en çok akıllarında kalan sahneyi doğaçlamalarını istedik. Gruplardan ilki hamam sahnesi diye isimlendirdiğimiz, boruları tıkanmış hamamda çalışan kadını ve çocuğunu doğaçladılar. İkinci grup zenneler sahnesi diye isimlendirdiğimiz bir erkeğin zenne olmasını doğaçladılar. Üçüncü grup Pişekar Kavuklu sahnesi diye isimlendirdiğimiz Kavuklu’nun Külhanbeyi ve Pişekar arasında mekik dokuduğu yeri doğaçladı. Dördüncü grup Pis Esnaf’ın sahnesi diye isimlendirdiğimiz sahnede esnafın kendi arasında konuşmasını doğaçladı. Ve dört grupta hem oynarken, hem de arkadaşlarını izlerken çok eğlendi.

Dördüncü adımda öğrenciler ikişerli, üçerli gruplar oldu. Bir gazeteye izledikleri oyunları değerlendiren köşe yazarları oldukları söylendi. İzledikleri oyun ile ilgili bir yazı yazmalarını istedik.

Yazı 1: Oyun Musahipzade Celal Bey’i anlatıyordu. Anlatıcı adam çok kılık değiştirdiğinden kafa karıştırıyordu. Oyun güzel ve iyi başlamıştı. Uzun sürdüğü için bazen sıkabiliyordu. Ses ve ışıklandırma, ayrıca dekor çok güzeldi. Bazı yerleri sıkıcı, çoğu yerleri ise komikti. Oyuncular dünya kadar cümleyi çok güzel ezberlemişlerdi. Kişiler doğru seçilmişti. Oyuncular çok iyi rol yapmış ve yaparken eğlendirmişti. Bazı karakterlerin yaptığı espiriler insanı çok eğlendiriyordu. Eski zamanı anlattığı için bazı kelimeler anlaşılmıyordu. Oyuncuları tebrik eder, herkesin izlemesini tavsiye ederiz.

Yazı 2: Bu oyunda eski zamanlarda tiyatroyu anlatıyordu. Tiyatro oyuncularının çektiği zorluklar tiyatro izleyicisinin dikkatini çekmişti. Yalnız bazı sahneler fazla uzatıldı. Oyunda çoğu insanın bilmediği kelimeler yer alıyordu. Bu yüzden bazı yerler anlaşılmadı. Bunun dışında oyun güzeldi. Dekor ve kostümler iyi tasarlanmıştı. Gitmenizi tavsiye ederiz.

Çalışmamız çocukların yazdıklarını birbirlerine okumaları ile tamamlandı.

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun yeni oyununu sabırsızlıkla bekliyoruz.



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız:


+ dokuz = 17