Konservatuar Sınavlarına Girecek Adayların Bilmesi Gerekenler…

Bu konuyla ilgili yazdığım daha önceki yazılar birçok aday tarafından büyük bir dikkatle takip edildiğinin bilincindeyim. Daha önceki yazdığım yazılara gelen sorular, hala gelen mailler beni bu yazıyı yazmaya yöneltti. Gerçekten de bu anlamda ciddi bir eksiklik söz konusu. Elbette kursa giden adaylara bu konularda bilgi aktarılıyor zaten. Ama kursa gidemeyenler, kurs olmayan yerlerde yaşayanlar, kursa para ödeyemeyenler vs. bu tür bilgilerden yoksun azımsanmayacak sayıda adaylarımız var. Bu adayların bu şekilde kazanmasını sağlayamayız belki ama en azından evreleri bilmeleri açısından onlar için yararlı bir yazı olacağından eminim. ‘Konservatuar Sınavlarına Hazırlananlara’ ve ‘Konservatuar Sınavı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular’ adlı yazılarıma nazaran bu yazı daha geniş kapsamlı bir anlatımla bu alanda yazılan üçlemenin son halkası niteliği taşıyor.

Konservatuar veya GSF tiyatro bölümlerine girmek isteyen adayların öncelikle bu alanı hafife almamalarını şiddetle öneriyorum. Sadece tirat ezberleyerek sınava girilmemesi gerektiğini bir kere daha yineliyorum. Zira tiradın dahi ne anlama geldiğini bilmeden sınava girmeyi düşünen adaylardan mailler geliyor. Bu sadece zaman kaybı olur! Bu alan basite alınması gereken bir alan değildir. Kaldı ki sadece ÖSS sınavıyla alınan bir alan olmayıp özel yetenek sınavı söz konusu olduğundan ciddi bir çalışma olmadan kazanabilmek neredeyse imkânsız.

Çünkü bu işe duygusal değil realist yaklaşmak gerekiyor. Öyle ‘çocukken de çok komikti. Yetenekliyimdir zaten ben’ gibi düşüncelerle kimse kendini kandırmamalı. Amatör tiyatro yaparak salonu dolduran aileler veya davet edilen dostların sizi alkışlaması, beğenmesi adaylar için bir ölçü olmamalı. Bu beğeni tüm adayların gelişimini engeller. Ciddi anlamda mesleki olarak bu alanı seçen adayların jüride yıllarını bu işe harcamış hocaların karşısında oynayacağını unutmamalı. Sonuçta kaybetmeniz sizin bir yılınıza neden olacak. Bu nedenle ÖSS’de ne puan alırsanız alın özel yetenekte başarısız olduğunuz anda ÖSS’den aldığınız puanın hiçbir önemi kalmayacaktır. ÖSS, sadece kazanan adayların sıralaması konusunda ek destekten öte gitmez. Bu nedenle adaylar puandan çok özel yetenek sınavlarına hazırlanmalıdır.

Kaldı ki iş ve işçi bulma kurumu gibi arz talep dengesizliği söz konusu olduğundan farkınızı ortaya koyabilmek zorundasınız. 500/1000 adayın girdiği bir okulda en fazla 15 kontenjan vardır. Bu kontenjanı ikiye bölüp kadın ve erkek olarak alınır. Bazen 5 kadın 10 erkek, bazen de 10 kadın 5 erkek alınabilir. Bu rakamlar geçersiz olup örnek amacı teşkil etmektedir. Çünkü bu seçim yüce jürinin takdirine bağlıdır.

Bir hesaplama yapmak gerekirse; 500 adayın girdiği bir sınavda 15 kişilik bir kontenjana girme şansınız cinsiyet sayısını da göz önüne aldığınızda 100’de birdir. Bu 100 kişiden biri olmak imkânsız değildir. Sonuçta kazananların sizden tek farkı, iyi hazırlanmış bir parçadan başka bir şey değildir. İnanmak ve sıkı bir çalışmayla bu hayallere ulaşmak hiçte zor değildir.

Adayların bilmesi gerekenler…

Sahne Sanatları Bölümü, genel olarak Dramatik Yazarlık, Sahne Tasarım ve Oyunculuk Ana Sanat Dalı bölümleri olmak üzere 3 ana sanat dalına ayrılır.

Dramatik Yazarlık…

Dramatik Yazarlık bölümünde verecekleri konuya göre sizden öykü ve oyun yazmanızı isterler. 2 aşamadır. 2 aşamada da farklı sorular aynı türden konulardır. Dikkat etmeniz gereken en temel şey; yazınız okunaklı olması, giriş-gelişme-sonuç formatlarına uygun olması ve güzel bir başlık… Yazınızda benzetme ve okuduğunuz kitaplardan örnekler vermeniz hikâyenizi daha güzelleştirir ve ek puan sağlar. Mülakat kısmında yine sizinle genel kültür üzerine sohbete gidilir.

Sahne Tasarımı…

Canlı model çizimi isteniyor.2 aşamada da el becerisi tekniğine ihtiyaç duyuluyor. Mülakat kısmında yine sizinle genel kültür üzerine sohbete gidilir. (Her okula göre değişiklik gösterebilir)

Oyunculuk…

Süreç kısaca şöyle işliyor; önce ÖSS sınavına girip gereken ham puanı alıyorsunuz. Ardından hangi okulda sınava girmek istiyorsa onun şartlarını araştırıyorsunuz. (Okulların web sitesinde yazar, yaş-tirat-puan vs.) Tarihler açıklandıktan sonra gireceğiniz okula gidip kayıt yaptırarak başvuru ücreti ödüyor ve form doldurarak sıra numarası alıyorsunuz. Bazı okullar sınava gireceğiniz günü internette yayınlıyor. Bazılarıysa yayınlamadığı için okulun bahçesinde adınızın okunmasını bekliyorsunuz. Sıra size geldiğinde sahneye çıkıp jüri karşısında tirat oynuyorsunuz. Zaten onlar sizi yönlendiriyor. Sonucu beklemeye koyuluyorsunuz. Birkaç gün içinde sonuçlar kapıya asılır veya internette yayınlanır.

İlk aşamayı aldıysanız ikinci aşama için %60’ı elenmiştir zaten. Şansınız iki katına çıkar. Tekrar adınızın okunmasını beklersiniz. Bir tirat daha oynadıktan sonra dans salonuna alırlar. Veya tirattan hemen sonra şiir okutup şarkı söyletebilirler. Öykü ve doğaçlama yaptırmaları da muhtemeldir.

Bu aşamayı da alırsanız son aşama olan mülakat için adınızın okunmasını beklersiniz. Bu bölümde jüri üyeleriyle bir sohbet yapılır. ‘Neden bu şehir? Neden tiyatro? Neden bu okul?’ Vs. gibi sorular sorulur. Tiyatro tarihiniz veya güncel tiyatro takibiniz sorgulanır.

Bu bölümü de atlatırsanız ÖSS puanınıza göre liste asılır. Asil listedeyseniz okumak için hak kazanmış ve kayıt yaptırabilirsiniz demektir. Yedek listede iseniz, sıralamaya göre asil listedekilerin kayıt tarihleri sürecinde kayıt yaptırmamaları halinde yedek listeden ilk sıradan başlayarak alınır. Eğer iki listede de yoksanız. Kazanamamışsınız demektir.

Kendinize özgüveniniz olsun…

Sahne sanatları alanı bir vitrin işidir. Bu yüzden medeni cesarete ihtiyaç duyar. Özgüveni eksik bir adayın çok iyi hazırlandığı bir parçayı bile kötü oynamasına ve bu yüzden kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle ne olursa olsun sahneye çıktıktan sonra rahat olmanız kaçınılmazdır.

Kursa gidin…

Bu alanda herhangi bir bölüm okumak istiyorsanız kursa gitmeniz şiddetle önerilir. Kendi başınıza çalışmak ya da bir büyüğünüze parçalarınızı göstermek doğru bir seçim olmayabilir. Hatta doğru bildiğiniz şeylerin yanlış yönlendirmesine sebep olabilir. Kursa gitme şansı olmayanlar en azından yaptığı çalışmaları gireceği okulun öğrencilerine göstersin. Düşünün, sizin gireceğiniz sınava sizin gibi birçok adayın yanı sıra çok önemli ustalardan ders alıp gelenlerde var. Kovalamak için bütün yollarını denemeye çalışın.

Diksiyon çalışın…

Sınavlara hazırlanırken devamlı temrin çalışın. Özellikle kırsal alanda yaşayan adayların devamlı diksiyon çalışması kaçınılmazdır. Gerçi büyük kentlerde yaşayan birçok genç ‘Tiki’ dili diye bir dil kullanıyor. Doğu şivesi de, tiki dili de hatalı. Önemli olan anlaşılır temiz bir Türkçe konuşmak. Sıkça duyduğum sorunların başında gelen bu diksiyon problemi, çok iyi oynanmış parçaya rağmen sınavda kalmanıza neden olabilir. Kimi okullar çok iyi oynanan bir parçada dile önem verdiği için o dil sorununu vereceği eğitimle çözmek yerine okula almayarak hallettiğini sanırlar. Çünkü uğraşmak istemezler.

Okul seçimi ve puan takibi…

Okul seçme konusunda çok çeşitli sorular geliyor. Aday gireceği okulu kendisi belirlemelidir. ÖSS’den alınacak ham puan (160’tan başlar, 215’e kadar gider. Okula ve gireceğiniz bölüme göre değişir. Örneğin; oyunculuk 185 puan isterken Dramatik Yazarlık 200 ister) Ama benim için İzmir 9 Eylül, Ankara DTFC, İstanbul Mimar Sinan ve Devlet Konservatuarı bu alanda okullar arasında ilk sırada geliyor. Adaylar karar verdikten sonra sınav tarihlerini, okulun verdiği parçaları vs. tüm yönleriyle takip etmelidir. Eğer imkânı varsa okulu önceden görmesi ve öğrencilerle tanışması bir fikir edinmesi açısından faydalı olacaktır.

Tirat seçimi…

En çok soru tirat konusunda geliyor. Sınava girecek adayların bu konuda pekte haksız olduğunu söyleyemem. Çünkü sınavı oluşturan öğelerin bel kemiği tiratlardır. Dans, şiir, doğaçlama, şarkı, öykü gibi diğer unsurlar tiradın ek unsurlarını oluşturur. Ama gelen her soruya cevap vermeye yetiştiğimde de söylediğim gibi, adayı görmeden, konuşmadan, tanımadan ona uygun parçanın hangisi olacağına karar veremem. Yine kurs desteği alan adaylara bu konuda hocalarının en uygun parçayı seçeceğinden hiç kuşkum yok. Ama temelde bu konuda eğitim alamayan adaylara yönelik bir yazı olduğundan şöyle bir öneride bulunabilirim.

Tiratları internetten seçmeyin! Genelde bu böyle yapıldığı için direk tirat üzerinden çalışılıyor. İnternette verilen tiratlar sadece size bir seçenektir. Bu seçenekler size bir ön bilgi anlamı taşımalıdır. Seçtiğiniz her tiradın kitabını alın. Oyunun tamamını okuyun. Yazarını tanıyın. Alt metnini çıkarın. Satır aralarını okuyun. Yazarın metinde ne anlatmak istediğini kavramaya çalışın. Yazarın hayatını iyice öğrenin. O tiradın olduğu eserin sahnelenmiş olmasına ya da o sezon oynanıyor olmasına dikkat edin. Zira çalışacağınız oyunu izleme şansınız olursa bu sizin ufkunuzu genişletir. Klasik oyun seçiyorsanız dönemin özelliklerini çok iyin yansıtın.

Örneğin; Shakespeare’in eserlerini seçiyorsanız şiirsel dile hâkim olmaya çalışın. Moliére seçiyorsanız beden diline dikkat ediniz. ’Çağdaş bir yorum getirmek istiyorsanız yine alt metnini sağlam çıkarın. Parçada geçen tip ya da karakter tahlilini iyi analiz etmelidir.

Parçayı hazırlarken şiveli oynamaktan kesinlikle kaçının. Oyunda kullanmak için aksesuar veya obje getirmeyin. Bu zaman kaybına ve jürinin antipatisine yol açabilir. Olabildiğince rahat ve sade girin sınava. Jüri karşısında heyecanlanmayın. Sahnede parçanızı oynarken karşınızda elma yiyen, birbiriyle konuşan, oflayan puflayan jüriyle karşılaşabilirsiniz. Bu sizin dikkatinizi dağıtmasın.

Genel Kültür…

Mülakata girerken genel kültür üzerine sohbet edilir. Bu sizin, okul için yapmanız gereken bir çalışma değil, bir bakış açınız haline gelmelidir. Kitap, sinema ve tiyatro sizin hayat biçiminiz olmalıdır.

Dans…

Dans sınavında muhteşem bir vücut yapısına ihtiyacınız yok. Sadece olabildiğince esnek olun. Ve verilen tüm hareketleri yapmaya çalışın. ‘Utandım, insanlar üstüme güldü’ gibi düşüncelere asla kapılmayın.

Doğaçlama…

Ayna karşısında çalışın. Jest ve mimiklerinizi görün. Doğaçlama için devamlı mizah dergisi okuyun. Bu sizin yaratıcılığınızı artırır.

Şiir…

Şiir için buğulu bir ses tonuna gerek yok. Sadece özgün ve doğa içerikli şiir bulmaya ve doğru tonlamaya çalışarak okumanız yeterli.

Öykü…

Öykü konusunda hikâyeden ne anladığınız önemli bir ölçüt olduğundan doğru anlamanız sizi tam anlamıyla öyküyü nasıl okuyacağınıza yönlendirir.

Sonuç olarak…

Bölümü kazanmazsanız asla hayal kırıklığına düşmeyin. Hemen başka üniversiteler deneyin. Unutmayın ne kadar çok sınava girerseniz o kadar deneyim sahibi olursunuz. Sınavı kaybettiğiniz anda bırakıp bir sene sonraki ÖSS sınavını beklemeyin. Kaybettiğiniz andan itibaren çalışmaya başlayın ve asla bırakmayın.

Bu yazıda, bölümlere girmek isteyen adaylara bir ön bilgi vermeye çalıştım. Ve süreci anlattım. Elimden geldiğince gördüklerimi ve yaşadıklarımı paylaştım. Kursa gitmeyen/gidemeyenler için çok faydalı olacağını düşündüğüm bu türde bir yazının dikkatle okunmasını öneririm. Kimsenin sizin moralinizi bozmasına izin vermeyin. Pozitif olmaya çalışın. Bu türde yazılmış olumsuz- negatif yazılar okumaktan kaçının. Aşağıda verdiğim listeyi edinmeye çalışın.

Sınava girecek adaylara şimdiden başarılar!

YARDIMCI KİTAPLAR:

Alıştırmalı Diksiyon Sanatı – Nüzhet Şenbay

Diksiyon Alıştırmaları – Murat Atak

Konservatuar Sınavlarına Hazırlık – Cezmi Koca

Tiyatro Eğitimi – Yılmaz Arıkan

Dünya Tiyatro Tarihi 1-2 – Özdemir Nutku

Yeni Başlayanlar İçin Oyuncunun Çalışması – Özdemir Nutku

Mimik-Rol alıştırmaları ve Temel Tiyatro Bilgisi – Haldun Marlalı

Tiyatro Nedir? – İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Konuşma Eğitimi – Suat Taşer

Tiyatroda Yeni Arayışlar – Zehrap İpşiroğlu

Oyunculuk Üzerine Aykırı Düşünceler – Diderot

Bir Aktör Hazırlanıyor – Stanislavski

İnsanca Bir Tiyatro – Giorgio Strehler

Oyunculuk El Kitabı – Berlin Devlet Oyunculuk Okulu Öğretim Görevlileri

Sahnede Yaratıcılık (Playback Tiyatrosu) – Deniz Altınay

Aktörlük Sanatı – Stella Adler

Rol Yapmayın Lütfen (Tiyatro ve Sinema Oyunculuğuna Hazırlık) – Eric Morris – Joan Hotchkins

Fütursuz Oyunculuk (Oyunculukta İşçilik Süreci) – Eric Morris

Ya Vezirsin Ya Rezil (Türkçeyi Doğru Etkili ve Güzel Konuşma Kit-hapı) – Dilek Öztekin

Yazarın bu konuyla ilgili yeni yazısı için tıklayınız.



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Okuyucu Yorumları

“Konservatuar Sınavlarına Girecek Adayların Bilmesi Gerekenler…” yazısına159 birden fazla yorum var.

  1. mustafa diyor ki:

    Merhaba ben 3.sınıfa geçtim oyunculuğu çok seviyorum

  2. yagmur diyor ki:

    Hangi bolumler var,ben sadece oyunculuk ve muzik bolumunu biliyorum ama baska hangi bolumler var,bide muzik ile ilgili bilgi verir misiniz???

  3. yagmur diyor ki:

    Bide dans ile ilgili neler var acaba???

  4. Doğukan diyor ki:

    Merhaba ben Anadolu İmam Hatip Lisesinde okuyorum. 11. Sınıfım. Konservatuvar okumak istiyorum.Ve konservatuvar okuyan birileriyle tanışmak istiyorum bana yardımcı olabilecek mesela öss sınavından kaç puan almam gerek hangi derslerden daha fazla net yapmam gerek bana bunları anlatacak bir büyük lazım :)
    Eğer Bana yardımcı olabilecekseniz ekler misiniz acaba
    https://www.facebook.com/doguknyldrm

  5. fatma nur diyor ki:

    Merhaba ben adana seyha. Tepebag imam hatip lisesinde okuyorum oyuncu olmak istiyorum dedgmde imamhatip okuyosun nasıl olacaksın diyorlar o kelimeleri kıracak bir cevap istiyorum 2. Bir sorumda smdi biz öss ye gircez ya bn onu ygs diye biliyodum o yüzden ygs kaça grcez 1 mi 2 mi 3 mü ?? Hngisi ?? Sözel alanından olabliriz diye dsndgm için sözeli sectm çnkü sözelin sınavı ts sınavı olarak biliyorum yardımcı olun ltfen aklımda milyon tane soru var ???

  6. biracayip diyor ki:

    Sınavlara hazırlananlara tavsiye ediyorum

    http://www.uludagsozluk.com/k/murat-atak-oyunculuk-ve-diksiyon-at%C3%B6lyesi/

  7. Dilek Büşra diyor ki:

    Merabalar.Ben 12.sınıfa geçtim.Bölümüm sayısal ve Şanlıurfada yaşıyorum.Tiyatroya ve özellikle sinemaya çok ilgim var.Ancak aradığım ne tam olarak bilemiyorum.Biri yardımcı olursa çok sevinirim.Şimdiden teşekkürler.

  8. sedef diyor ki:

    yazı için çok teşekkürler gerçekten çok aydınlattı. ben oyuncu olmak istiyorum küçüklüğümden beri tek hayalim bu ve konservatuar ı kazanmak içinde çok çalışcm şuan lise 3 e geçtim ve yukarıda bahsettiğiniz şeylere uymaya çalışcm diksiyonumu düzeltcem,daha çok kitap okuyup daha çok genel kültür edineceğm çünkü ne kadar erken başlarsam o kadar iyi diye düşünüyorum.zaten iki yılım kalmış.bende ki tek sorun özgüven eksikliği ve utangaçlık. şunu yaptım bana gülerler mi böyle ettim keşke yapmasamıydım gibi şeyler..insanların bana güleceğini düşünüyorum bunu aşmaya çalışıyorum ama olmuyo biliyorum ki ilerde özelliklede oyunculuk mesleğinde attığım ilk adımda bana çok engel olacak.bu özelliğimden bende nefret ediyorum korktuğum diğer bir noktada ya bu oyunculuğa kendimi bu kadar hazırlayıpta hiç ilerleme yapamazsam yani kazanamazsam işte o zaman çok kötü olur bütün emeklerim ve hayallerim biter..bir de bana istanbulda ki konservatuar ve üniversiteler hakkında yardımcı olabilir misiniz?

  9. akmurad bey diyor ki:

    Selam Sayin Müdür. Ben Professionel Türkmen Ney Müzisyeni. Benim zeki bir Ney sistemim var. Dogu ve Bati sazlari çaliyorum. Beethoven, Paganini gibi eserleri yapyorum. Egitim yapan işlerim var. Bizde Türkiya Konservatuvar Ney bölümi giriş sinavlari hayir, ama algebra, geografiya gibi Türkiye giriş sinavlari var. Sayin Müdür Konservatuvariniza Yabanci Ögrenici gibi okulunuza girmek isteyorum. Yeni yil giriş sinavlari nasil olur veya nasil Konservatuvariniz hakkinda bilgi alabilirim. Yol ve yemek parasini kendim yaparin ama okul parasini yapabilmeyorum. Lütfen Sayin Müdür cevabinizi bekleyorum. Devlet bayraminiz kutlu olsun!

    Saygilarimla

    Akmurad Övezov

    Professionel Ney müzisyeni

Yorum


işlemi tamamlayınız:


yedi + = 8